SİSTEM ÜZERİNDEN RANDEVUMU ŞİMDİ KENDİM ALMAK İSTİYORUM

RANDEVU TALEBİM İÇİN ARANMAK İSTİYORUM

Akciğer Kanserinin Cerrahi Yöntemlerle Tedavisi

Akciğer kanseri en çok hayat kaybına neden olan kanser tiplerinden biri olmasına rağmen, erken dönemde saptanan ve cerrahi olarak başarı ile tedavi edilen vakalarda hastalıktan kurtulma oranları yüzde 80-90’ları bulmaktadır. 

Akciğer kanseri nedir?

Akciğer kanseri, akciğerde bulunan hücrelerin şekillerinin ve davranışlarının değişmesi sonucunda kontrolsüz bir şekilde çoğalarak sağlıklı hücrelerin yerlerini almasıyla ortaya çıkan anormal hücre gruplarıdır. Kontrolsüz çoğalma sonucu kitle yani tümör oluşturan hücre grupları akciğerin sağlıklı hücrelerinin normal fonksiyonlarını yapmasını engellemektedir. Bunun yanı sıra, kalp, yemek borusu, göğüs duvarı gibi çevre dokulara ve beyin, karaciğer, kemik gibi vücudun başka yerlerine de sıçrayarak, bu bölgelerin de fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilmektedir. Kanser türleri arasında kadınlarda meme kanseri, erkeklerde de prostat kanserinden sonra en sık görülen kanserdir. Ancak maalesef hem erkeklerde, hem de kadınlarda kanserden kaynaklanan hayat kayıplarında ilk sıradadır. En önemli nedenleri arasında; genetik yatkınlık zemininde sigara ve tütün ürünleri kullanımı, hava kirliliği ve asbest maruziyeti olduğu bilinmektedir.  

Her Akciğer kanseri olgusunda cerrahi tedavi uygulanır mı? Akciğer kanserinde cerrahi tedavi yöntemlerine başvurulan durumlar hangileridir?

Akciğer kanserinde bilinen en etkili tedavi yöntemi saptanan tümörün ameliyatla vücuttan uzaklaştırılmasıdır. Eğer hastalık ortaya çıktığı akciğer bölümünden, göğüs kafesi içinde veya vücudun başka bir yerinde yayılım göstermemişse, yani erken dönemde saptanabilmişse cerrahi tedavi ile başarı şansı çok yüksektir. Bütün bilimsel çalışmalarda tedavi başarısını etkileyen en önemli faktörün ameliyatla geride kanser hücresi bırakmadan tümörün tamamen çıkarılması olduğu kanıtlanmıştır. Ameliyat kararı öncesinde yapılan incelemelerle bu durum saptanmaya çalışılmaktadır. Akciğer kanserinden şüphenilen veya biyopsilerle akciğer kanseri tanısı konmuş olan hastalar cerrahi işleme uygunluğu açısından değerlendirilmekte ve öncelikle ameliyat olasılığı araştırılmaktadır. Ameliyatla tümör tamamen çıkarılamayacaksa veya çıkarılsa bile tümörden farklı yerlerde kanser hücresinin sıçramaları varsa bu hastalara, öncelikle kemoterapi veya radyoterapi uygulanmaktadır. Bu tedaviler sonrasında gerekirse ve imkan olursa küçültülmüş tümöre cerrahi tedavi yapma şansı olup olmadığına bakılmaktadır. 

Akciğer kanseri nedeniyle ameliyat yapılması gereken hastalar ayrıca, akciğer kanseri dışında diğer hastalıkları yönünden ve yapılacak işlemin hastaya oluşturabileceği riskler açısından da değerlendirilmektedir. Günümüzde akciğer kapasitesi sıkıntılı olan hastalar dışında birçok ek hastalık ve hastanın yaşı, ameliyat için riskleri artırmakla beraber engel teşkil etmemektedir.

Akciğer kanserinin tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler nelerdir?

Akciğer sağ tarafta üç, sol tarafta iki ana parçadan oluşmaktadır. Hasta ve hastalığın durumuna göre bu parçalardan biri ameliyatla çıkarılabilmektedir. Bu işleme lobektomi adı verilmektedir. Eğer hastalık bu parçalardan birinin içinde ve başka bir alanı etkilememişse bu hasta için önemli şanstır ve ilgili parça çıkarılarak hastalık tedavi edilebilmektedir. Hastalık ilgili taraftaki tüm parçaları da etkileyecek konumda yerleşmişse o taraftaki akciğer tümü alınarak da tedavi gerçekleştirilebilmektedir. Bu işleme de pnömonektomi denilmektedir. Bu hasta için daha riskli bir durum olsa da hastalığın tedavisi için başarı şansı yine çok yüksektir. Bunların yanı sıra, tümör akciğer dışında göğüs duvarı, nefes borusu ve diyafram gibi diğer yapılara tutulum göstermişse, hasta için yaşam riski doğurmayacak yapılar tümörün bulunduğu akciğer parçası ile beraber çıkarılabilmektedir. Tümör ilgili akciğer parçası ile beraber çıkarılması dışında, her hastada, göğüs kafesi içinde mediyasten olarak adlandırılan alanda bulunan, nefes borusu ve büyük damarların çevresinde yerleşen, sağlıklı bireylerde de bulunması normal olan bezler de çıkarılarak, kanser hücrelerinin bu bezelere sıçrama gösterip göstermediği araştırılarak hastalığın sınıflandırması yapılmaktadır. Bu sınıflandırmaya göre hastaya cerrahi tedavi sonrası ek tedavi uygulanıp uygulanmayacağına karar verilmektedir.

Akciğer kanserinin cerrahi tedavisinin riskleri var mıdır? 

Ameliyat genellikle hastanın yan tarafından beşinci ile altıncı kaburgaların arasına denk gelen alandan yaklaşık 15-20 santimlik cilt kesisiyle yapılmaktadır. İşlem sırasında, iki kaburga arası alan genişletilerek, hastalıklı bölgeye ulaşılmaktadır. Kalp, akciğerler ve bunlar arasındaki büyük damarlar gibi hayati organların bulunduğu hassas bir bölgede çalışılmaktadır. Bu anlamda birçok cerrahi işleme göre riski yüksek bir ameliyat olduğu söylenebilir. Bilimsel çalışmalarda akciğerden bir parçanın çıkarılması yani lobektomi işlemi için verilen risk yüzde 2-3 civarındadır. Ancak bu oranların içinde ek hastalığı nedeniyle risk faktörü yüksek hastalarında olduğu unutulmamalıdır. Ameliyat yapılmayan hastalara uygulanan kemoterapinin riski bu oranlardan daha düşük değildir.  Hasta operasyon sonrası durumuna göre en az bir gün yoğun bakımda takip edilmektedir. Komplikasyon olmadığı sürece ortalama hastane yatış süresi bir haftadır. Bundan sonraki bir haftalık evde dinlenme sürecinin ardından günlük yaşamına dönen hasta, yaklaşık 1-1,5 ay içinde de normal sosyal ve iş hayatına dönebilmektedir. Ameliyat öncesi solunum problemi olmayan hastalar, akciğerinden bir parça çıkarılmasına rağmen solunum sıkıntısı yaşamamaktadır. Hastaların ilk 3 ay yoğun eforlarda kolay yorulma gibi şikâyetleri olsa da 6 ay sonra bu durumun da düzeldiği, ameliyat öncesi performanslarına kavuştukları gözlenmektedir.

Akciğer kanserindeki en önemli problem hastanın ameliyatla tedavi edilebilecek aşamada yakalanma zorluğudur.

Akciğer kanserinin cerrahi tedavilerinin başarı oranları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Akciğer kanseri en çok hayat kaybına neden olan kanser tiplerinden biri olmasına rağmen, erken dönemde saptanan ve cerrahi olarak başarı ile tedavi edilen vakalarda hastalıktan kurtulma oranları yüzde 80-90’ları bulmaktadır. Erken evre olmasa da cerrahi tedavi şansı olanlarda da başarı oranları düşük değildir. Ameliyatla tedavi edilen hastalarda ortalama hastalıktan kurtulma oranı yarı yarıyadır. Akciğer kanserindeki en önemli problem hastanın ameliyatla tedavi edilebilecek aşamada yakalanma zorluğudur. Akciğer kanseri konulan hastaların ancak yüzde 25’i cerrahi tedavi şansını elde edebilmektedir. Hastalık genellikle ne yazık ki ileri evrelerde yakalanmaktadır. Bunun en önemli nedeni hastalığın erken evrelerinde belirgin şikâyetlere neden olmaması veya gelişen şikâyetlerin hastalar tarafından önemsenmemesidir. Özellikle ailevi kanser öyküsü olanlar, sigara içenler ve mesleki maruziyet gibi risk faktörü olanların 50 yaşından sonra 2 yılda bir düşük doz bilgisayarlı akciğer tomografisi ile kontrol edilmeleri çok erken dönemde hastalıkların tespit edilmesini ve tam başarı ile tedavi edilmesini sağlamaktadır.

Prof.Dr. Bülent Tunçözgür

Göğüs Cerrahisi

Bu Konudaki Diğer Yazılar

Akciğer Kanserinin Cerrahi Yöntemlerle Tedavisi

Akciğer kanseri en çok hayat kaybına neden olan kanser tiplerinden biri olmasına rağmen, erken dönemde saptanan ve cerrahi olarak başarı ile tedavi edilen vakalarda hastalıktan kurtulma oranları yüzde 80-90’ları bulmaktadır.