SİSTEM ÜZERİNDEN RANDEVUMU ŞİMDİ KENDİM ALMAK İSTİYORUM

RANDEVU TALEBİM İÇİN ARANMAK İSTİYORUM

Çocuklarda Obezite ve Kilo Kontrolü

Her dört çocuktan biri kilo problemi yaşıyor. Yapılan araştırmalar 21. yüzyılın obezçocuklarının obeziteye bağlı hastalıklar nedeniyle ebeveynlerinden daha kısa yaşayacaklarını ortaya koyuyor. Obez çocukların üçte biri, obez ergenlerin de üçte ikisi erişkin dönemde de obez olarak kalıyor. Obezitenin artışını durdurmak için çocukluktan itibaren önlem almak gerekiyor. Önlem ne kadar erken alınırsa obez çocuklarda genç yaşta diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar görülme olasılığı da o kadar azalıyor. Güven Sağlık Grubu Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Nesibe Andıran, çocuklarda obezite ve kilo kontrolü hakkında bilgi verdi.

Yaşamın ilk yılı, okul öncesi dönem ve ergenlik dönemi obezite açısından riskli

Obezite yani şişmanlık; vücutta aşırı yağ depolanması ile ortaya çıkan bir enerji metabolizması bozukluğudur.  Obezite bireyde fiziksel ve ruhsal sorunlara neden olarak sağlık için risk oluşturur.  Günümüzde en önemli sağlık sorunlarından biri olan“çocukluk çağı obezitesi”nin görülmesıklığı dünyada ve ülkemizde hızla artmaktadır.  Özellikle yaşamın ilk yılı, okul öncesi dönem ve ergenlik dönemi obezite açısından risklidir.  2010 yılında yapılan Sağlık Bakanlığı Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması, 0-5 yaş arası çocuklarda  %26,4 oranında; 6-18 yaş arası çocuklarda ise %22,5 oranında kilo sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Yaklaşık her 4 çocuktan birinde kilo problemi bulunmaktadır. 

Tanıda büyüme eğrileri ve rölatif ağırlık kullanılıyor

Tanıda, vücut kitle indeksi (VKİ) kullanılabilir.  Vücut kitle indeksi kilonun, boy değerinin karesine bölünmesiyle hesaplanmaktadır. Erişkinlerden farklı olarak çocuklarda vücut kitle indeksinin obezite açısından sabit bir değeri yoktur.  Kız ve erkek çocuklarda yağ miktarı farklıdır. Ayrıca artan yaş ile vücut yağ miktarı da değişmektedir. Bu nedenle vücut kitle indeksi için, yaş ve cinsiyete özgül persentiller yani büyüme eğrileri kullanılarak çocuklar değerlendirilmektedir. 5-85 persentilarası normal, 85-95 fazla kilolu, 95 persentil üstü obezitedir.Bunun yanı sıraçocuğun kilosunun boyuna göre ideal ağırlığına oranı yani rölatif ağırlıkda obezite tanısında sık kullanılmaktadır.  Bu oran %110’a kadar normal olup, %110-120 arası toplu çocuk, %120 ve üstü ise obezitedir. 

Yanlış beslenme alışkanlıkları ve hareketsiz yaşam obeziteyi tetikliyor

Çocukluk çağı obezitesibir endokrin hastalıkyada bir sendromabağlı olabilmekle birlikte, genellikle alınan kalorinin yakılandan fazla olması sonucu vücutta yağ birikimiyle oluşan “ekzojenobezite”dir. Diyetteki kalori ve yağ oranının artması, “fastfood” tarzı beslenmenin yaygınlaşması, hızlı yeme, az çiğneme, şekerli/gazlı içeceklerin tüketilmesi, aktivitenin azalması (sedanter yaşam), televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen saatlerin artması ile fiziksel aktivite ve egzersizden uzaklaşma önemli etkenlerdir. Sonuçta çocuklar daha az kalori yakıp, daha çok kalori almakta ve yağ dokusu artışı olmaktadır. 

Obezitesi olan her çocuk mutlaka doktor tarafından değerlendirilmeli

Hastaların bir kısmında; endokrin bozukluklar, genetik sendromlar, hipotalamik bozukluklar veya ilaçlara bağlı “endojen (sekonder) obezite” saptanmaktadır.  Çocukluk çağı obezitesine neden olan başlıca endokrin bozukluklar;  hipotiroidizm, kortizol fazlalığı (kortikosteroid tedavisi, Cushing Sendromu), büyüme hormon eksikliği, psödohipoparatiroidizm, edinilmiş hipotalamik lezyonlardır. Ek olarak nadir nedenlerden ROHHAD-NET Sendromu (hızlı başlangıçlı obezite, hipotalamikdisfonksiyon, hipoventilasyon, otonomikdisregülasyon- nöralkrest tümörleri) ve monogenikobeziteler (leptin eksikliği, leptin reseptör gen defekti) sayılabilir.  Obezitesi olan her çocuk mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmeli, obezite nedeni ve oluşturduğu komplikasyonlar net olarak belirlenerek gerekli tedavi planı yapılmalıdır.

Aşırı kilolar birçok hastalığı beraberinde getiriyor

Çocukluk çağı obezitesi hızla artış göstermesinin yanında, erişkin dönemde devam etme riski, tedavisi zor bir hastalık olması, eşlik eden hastalıklar ve ciddi yan etkilerinin olması nedeniyle önem taşımaktadır. Obez çocuğun “obez erişkin” olarak devam riski;  çocuğun yaşı, obeziteninderecesi, ve ailedeözellilkleanne-babasındaobezite varlığı ile ilişkilidir. Obez çocukların üçte biri, obezergenlerin de üçte ikisi erişkin dönemde de obezolarak kalmaktadır.Obezite bütün organları negatif olarak etkileyenönemli bir sistemik hastalıktır.  Obeziteye eşlik edebilen önemli hastalıklar; insülin direnci, bozulmuş glukoz toleransı,  tip 2 diyabet, metabolik sendrom, erken ergenlik, PCOS, hipertansiyon, dislipidemi, damar sertliği ve erişkin kalp damar hastalığı, inme-kalp krizi, karaciğerde yağlanma, safra kesesi taşı, uyku apnesi, astım, kalça ekleminde kayma, bacaklarda eğrilme, kırık riskinde artış, deride akantozisnigrikans(koyu renk boyanma), sosyal izolasyon, kendine güvenin azalması, yeme bozuklukları, endişe (anksiyete), depresyon, ve hatta bazı kanser (endometrial,meme,kolon) riskinde artma olarak sayılabilir.  Obez çocuklar, erişkin dönemde deobezite yaşamaya devam ederlerse genç yaşta diyabet ve kardiyovasküler hastalıklar geliştirme olasılıkları daha yüksektir. 

Obez çocuğun obez erişkin olmaması için erkenden önlem almak gerekiyor

Her yıl en az 2.6 milyon insan aşırı kilolu veya obez olmanın sonucu olarak yaşamını kaybetmektedir. İyi bir dergide yayınlanan 55 yıllık izleme dayanan bir çalışmada,adölesan dönemde obez olan erkeklerde kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin normal kilolu olanlara göre iki kat daha fazla olduğu ortaya konmuştur. Yine çarpıcı bir bulgu olarak 21. yüzyılın obez çocukların obeziteye bağlı hastalıklar nedeni ile maalesef anne-babalarından daha kısa yaşayacakları saptanmıştır. Obezitenin tedavisi ve kilo kontrolü ile çocuklarda bu hastalıkların gelişmesi büyük ölçüde önlenebilir. Bu nedenle, çocuklukta şişmanlığın tedavisinden erken önlem alınmalı geç kalınmamalıdır. Diyabet ve obeziteninartışını durdurmak için çocukluktan itibaren önlem alınması gerekmektedir. Önlem ne kadar erken alınırsa sonuç o kadar iyi olacaktır.

Tedavide öncelikle hormonal bozukluk olup olmadığı belirlenmeli

Çocukluk çağı obezitesinin tedavisinde öncelikle; her obez çocuğun hormonal bozukluk açısından mutlaka en az bir kez tetkik edilmesi, kilo artışına neden olan yada kilo vermeyi engelleyen bir hormonal bozukluğun olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bu tetkikler sonucunda hormonal bozukluk saptanırsa, gerekli ilaç tedavisine hemen başlanmalıdır. Eğer herhangi bir hormonal bozukluk yoksa;alınan enerjinin düzenlenmesi, fiziksel  aktivitenin arttırılması, psikolojik destek, motivasyon, dengeli bir beslenme planı, sık izlem ile kilo kontrolünün sağlanmasıile en azından kilo artışının engellenmesi için önlemler alınmalıdır. 

Tedavi yaklaşımı yaşam tarzı haline getirilmeli

Aile ve çocuğun obezite ile mücadele sürecinde sağlıklı beslenme alışkanlıkları, davranış ve yaşam tarzı değişiklikleri konusunda bilgilendirmeleri tedavinin önemli bir parçasıdır. Çocuğa uygun bir beslenme planı oluşturulması,dışarıda yenen öğünlerin ve abur-cuburun azaltılması, şeker alımının sınırlandırılması, alınan yağ ve karbohidrat içeriğinin azaltılması, yağ tüketiminin doymuş yağlardan doymamış yağlara kaydırılması,  uzun tokluk hissi sağlayan tam buğday ve lifli gıdaların, baklagillerin ve sebze-meyve tüketiminin artırılması gerekmektedir. Yeterli kalsiyum ve süt ürünlerinin alınması da yağ metabolizması açısından önemlidir.  Çocuk ve gençlerde bu tedavi yaklaşımının yaşam tarzı şekline getirilmesi sağlanmalıdır. Tedavi ve izlemde sürecinde aile katılımı oldukça önemlidir. 

Obeziteyle mücadeleye çocukluk çağından itibaren başlamak gerekiyor

Çocukluk çağı obezitesinde önemli olan bir diğer nokta; obezite oluşmadan önce çocuğa sağlıklı beslenme ve egzersiz alışkanlıklarınınkazandırılmasıdır.  Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz alışkanlığının ve bilincinin kazanılması özellikle çocukluk döneminde mümkündür.   Obeziteyi önlemek için mücadeleye çocukluk çağından itibaren başlamak gerekmektedir. Dengeli beslenmeye ek olarak çocuğun fiziksel aktivitesini arttırıp, aktif bir yaşam tarzını benimsemesini sağlamak oldukça önemlidir. Her çocuk istediği bir sporu, tercihen grup oyunları şeklinde, yaparak spor yapma alışkanlığı kazanmalıdır.  Çocuklar her gün 60 dakika düzenli, orta-derecede aktivite yapmalıdır.  Oyun oynamak doğal fiziksel aktivite olup çocuklara uygun ortam sağlanmalıdır.  Çocuklar bilgisayar ve televizyon başında günlük 2 saatten fazla kalmamalıdır.  Özellikle yiyecek reklamlarının yanlış yönlendirme ile beslenmeyi olumsuz etkilediği unutulmamalıdır.  İyi bir uyku düzeni ve stresten uzak olunması da kilo dengesi için önemlidir. Çocuğunda obezite riski olan ebeveynler;çocuğun kilo almasının nedenlerini araştırmak ve gerekli tedaviye erkenden başlamak için mutlaka bir uzmana başvurmalıdır.

Unutulmamalıdır ki; çocukluk döneminde obezite tanısının erken ve doğru olarak konulması, nedenlerinin ve eşlik eden hastalıkların saptanması, hastanın iyi ve yakın izlenip gereken müdahalelerin zamanında yapılması sayesindeobezitenin erişkin döneme yansıması ve komplikasyonları önlenebilir. 

Obezite tedavisi zor ve aslında ömür boyu süren hastalıklardan biridir. Çocukların daha hareketli ve büyüyen varlıklar olması nedeni ile obeziteninçocukluk çağında düzeltilme şansı erişkinlere göre çok daha yüksektir. Ciddi komplikasyonlara neden olan erişkin obezitesinin önlenmesi çocukluk ve ergenlik döneminde alınan önlemlere bağlıdır. Unutulmamalıdır ki; çocukluk döneminde obezite tanısının erken ve doğru olarak konulması, nedenlerinin ve eşlik eden hastalıkların saptanması, hastanın iyi ve yakın izlenip gereken müdahalelerin zamanında yapılması sayesindeobezitenin erişkin döneme yansıması ve komplikasyonları önlenebilir. 

Bu Konudaki Diğer Yazılar