gul_hastaligi_rozasea

Gül Hastalığının Belirtileri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Yüzdeki güle benze kızarıklıklar ve kırmızı kabarcıklarla kendini belli eden rozasea ya da halk arasında bilinen adıyla gül hastalığı, hastanın birlikte yaşamayı ve kontrol altında tutmayı öğrenebildiği bir hastalıktır. Tüm dış etkenlere son derece hassas olan bu hastaların; kozmetik seçimlerinde çok dikkatli olmaları ve doktor tavsiyesi olmadan herhangi bir ilaç kullanmamaları, genel diyet önerilerine, yaşam şekli değişikliklerine ömür boyu uymaları gerekmektedir. Güven Hastanesi Dermatoloji Bölümünden Uzm. Dr. Meltem Özer, gül hastalığı hakkında bilgi verdi.

Gül hastalığı (rozasea) nedir?

Burun, çene, alın ve yanaklar gibi özellikle yüzün orta kısmında görülen kızarma ve yanma atakları ile başlayıp, daha sonra kalıcı kızarıklık, kılcal damarlarda belirginleşme, hassasiyet, kuruluk, sivilce benzeri iltihaplı kırmızı kabarıklıklar ve son olarak bazı dokularda büyümelerle karakterize bir deri hastalığıdır.

Gül hastalığının nedenleri nelerdir?

Gül hastalığının nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Olası nedenler şu şekilde özetlenebilir:

•    Genetik özellikler: Kesin kanıtlar olamamakla birlikte aynı aile bireylerinde artmış görülme oranları nedeniyle genetik yatkınlığın hastalığa neden olabileceği düşünülmektedir.

•    Mikrobik nedenler: Özellikle midede bulunan helikobakter pilori adlı bakteri ve yüzde bulunan demodeks parazitleri hastalığı tetikleyebilmektedir. 

•    Çevresel ve beslenme ile ilgili faktörler: Güneş, aşırı sıcak veya soğuk, baharatlı ya da sıcak tüketilen yiyecekler, alkol ve stres gül hastalığını başlatmada ve alevlendirmede önemli rol oynarlar.

Gül hastalığı nasıl anlaşılır? Belirtileri nelerdir?

Hastalık ilk etapta kendini tekrarlayan yanma ve kızarıklık atakları ile gösterir. İlerleyen dönemlerde kızarıklık kalıcı olmaya başlar ve özellikle yüzün orta bölümünde ince kılcal damarlar belirginleşmeye başlar. Cilt hassaslaşır, kurur ve gerilir. Daha ileri dönemlerde ise kırmızı sivilce benzeri döküntüler ortaya çıkar. Bazen gözde yanma ve sulanma ile kendini gösteren göz tutulumu da tabloya eşlik edebilir.

Gül hastalığının tanısı nasıl konulmaktadır?

Hastaların çoğunda gül hastalığının tanısı klinik muayene ile konur. Gerekli görülen hastalarda ciltten küçük bir parça alınarak patolojik inceleme yapılabilir.

Gül hastalığının tedavisinde kullanılan yöntemler nelerdir?

Hastalığın tedavisinde en önemli nokta tetikleyici faktörlerden uzak durmaktır. Kesin diyet kısıtlamaları olmamakla birlikte, özellikle baharatlı gıdalardan ve gıdaların sıcak tüketilmesinden hastalığı alevlendirdiği için kaçınılmalıdır. Bunun dışında kafein, asitli içecekler, çikolata tüketimini sınırlamak ve mümkün olduğunca alkol alımından uzak durmak tavsiye edilmektedir. Özellikle güneşten korunma önerilerine ömür boyu uymak şarttır. Güneşten hem hekimin uygun gördüğü koruyucu kremlerle, hem de şapka gözlük gibi mekanik önlemler alarak korunmak gerekir. Aşırı soğuk, nem ve rüzgar da hastalığı tetikleyici olabilir. 

Gül hastalığı olan cilt son derece hassastır. Sıcak banyo ve her türlü tahriş edici işlemden olumsuz etkilenir. Uygun temizleyici ve nemlendirici kullanımı hastalığı kontrol altında tutmak için sürekli uyulması gereken kurallardandır. Hassasiyet nedeniyle kontrolsüz ilaç kullanımı sık görülür. Özellikle hekim tavsiyesi olmadan kullanılan kortizonlu kremler o anda şikayetleri azaltsa da, hastalığın ilerlemesine ve tedavinin zorlaşmasına neden olurlar. 

Sürekli uyulması gereken bu genel önlemler yanında bazı tedaviler de uygulanmaktadır. Bunlar; yerel tedaviler, sistemik tedaviler, lazer tedavileri ve cerrahi tedaviler olarak sınıflandırılabilir. 

Yerel tedaviler cilde sürülerek uygulanan bazı krem ve jellerdir. Sistemik tedavide antibiyotikler ve vitamin A türevi olan ilaçlar kullanılabilmektedir. Yüzdeki kırmızılığın, kılcal damarların giderilmesinde ve hastalık ataklarının şiddetinin ve sıklığının azaltılmasında lazer tedavileri oldukça etkilidir. Cerrahi tedaviler ise yüzde şekil bozukluğunun olduğu şiddetli vakalarda uygulanabilmektedir. 

Gül hastalığı ne kadar sürer?

Gül hastalığı kronik bir hastalıktır. Yukarıda bahsedilen genel öneriler hayat boyu uyulması gereken kurallardır. Böylece büyük oranda kontrol altında tutulsa da zaman zaman alevlenmeler gösterebilir ve bu durumlarda ek tedavi ihtiyacı duyulabilir. Gül hastalığı hastanın hekimi ile sürekli irtibat halinde olmasını gerektiren bir hastalıktır.