Obezite ve Metabolik Cerrahi

Obezite ve Metabolik Cerrahi Hakkında

Çağımızın mücadele edilmesi gereken en önemli hastalıklarından biri olan obezite, tedavi edilmezse sağlığı tehdit eden birçok hastalığı beraberinde getiriyor. Kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, eklem rahatsızlıkları, karaciğer ve safra yolları problemleri, uyku apne sendromu, hipertansiyon, inme (felç), rahim, meme, prostat ve kalın bağırsak kanserleri gibi pek çok hastalık vücuttaki fazla yağlanmadan yani obeziteden kaynaklanıyor.

Obezite ve morbid obezite nedir?

Obezite kelimesi aşırı kilolu olmayı morbid kelimesi ise rahatsızlığa veya hastalığa neden olan durumu ifade eder. Tüm dünyada görülme sıklığı hızla artan morbid obezite kavramı ise; vücuttaki aşırı yağlanma sonucunda ortaya çıkan ve hayat kaybı riski yaratan hastalıkların eşlik ettiği ciddi obezite durumudur.

Obezite ve Metabolik Cerrahi Hizmetleri

Obezitenin nedenleri nelerdir?

Yanlış beslenme alışkanlıkları, aşırı kalori alımı ve hareketsiz yaşam obezitenin en önemli nedenleri olarak sıralanabilir. Bununla birlikte obeziteyi tetikleyen faktörler tam olarak bilinememektedir. Ayrıca ailesel yatkınlık, nörolojik, fizyolojik, çevresel, biyokimyasal, kültürel ve psikolojik birçok etken obezitenin ortaya çıkmasında rol oynamaktadır.

Obezitenin neden olduğu sağlık sorunları nelerdir?

Obezite; endokrin, kardiyovasküler, solunum, gastrointestinal, deri, genitoüriner, kas iskelet gibi vücut sistemleri ve psikososyal durum üzerinde negatif etkiler yaratarak birçok sağlık sorununu ve riski beraberinde getirmektedir.

Özellikle morbid obezite hayat kaybına neden olabilecek ciddi sağlık problemlerini beraberinde getirmektedir. Bu ciddi sağlık sorunlarından ilki; kalp, böbrek hastalığı, inme ve atardamar tıkanıklıklarına yol açabilen hipertansiyondur. Bir diğeri; kanda kolesterol değerlerinin yükselmesi ve diyabet hastalığıdır. Böbrek yetmezliği, görme kaybı, kalp krizi ve uzuv kayıplarına neden olabilen diyabet özellikle obezite sorunu olanlarda 10 kat daha fazla görülmektedir. Bunların yanı sıra obezite, azalmış ventilasyon sendromu ve uyku apnesi gibi solunum problemlerinde yol açabilmektedir. Obezitenin tetiklediği diğer bazı sağlık sorunları; reflü, idrar kaçırma, dejeneratif artiritler ve ülser olarak sıralanabilir. Bazı araştırmalar; obez erkeklerde yemek borusu, prostat ve kalın bağırsak, obez kadınlarda ise yumurtalık, meme ve rahim kanseri görülme olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koymaktadır.

Obezite tanısı nasıl konulmaktadır?

Obezitenin tanısı için genellikle Dünya Sağlık Örgütünün obezite sınıflandırması temel alınarak “beden kitle indeksi” kullanılmaktadır. Beden kitle indeksi (BKİ), kişinin kilogram cinsinden vücut ağırlığının, metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle (BKİ=kg/m2) hesaplanmaktadır. Yetişkinlerde beden kitle indeksi 30’un üzerinde olanlar obez, 25’in üzerinde olanlar aşırı kilolu sınıfına girmektedir. Çocuklarda ise yaş ve cinsiyete göre hazırlanan beden kitle indeksi persentil eğrileri kullanılmaktadır. Buna göre; >90 persentil olan çocuklar obez, >85 persentil olan çocuklar ise aşırı kilolu olarak tanımlanmaktadır.

Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler nelerdir? 

Obeziteyle mücadelede en önemli nokta ortaya çıkmadan korunmaktır. Çocukluk çağında ortaya çıkan obezite erişkin dönem obezitesine temel olduğu için obeziteden korunmanın ilk adımları çocukluk çağında atılmalıdır. Bu amaçla, aileler ve çocuklar dengeli beslenme ve düzenli egzersiz konularında bilinçlendirilmelilerdir.

Obezite tedavisi zorunlu, süreklilik gerektiren ve uzun soluklu bir süreçtir. Obezitenin ortaya çıkmasını tetikleyen birçok etkenin olması, tedaviyi komplike hale getirmekte ve zorlaştırmaktadır. Tedavi süreci hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistlerden oluşan bir ekip ve multidisipliner bir yaklaşımla yürütülmelidir. Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler; tıbbi beslenme yani diyet tedavisi, egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, farmakolojik tedavi ve cerrahi tedavidir.

Kimler obezite cerrahisi yaptırabilir?

Kişinin obezite cerrahisi yaptırmaya uygun olup olmadığına pek çok verinin her hastaya özel olarak detaylıca değerlendirilmesi sonucunda karar verilmektedir. Cerrahi tedaviden başarılı sonuçlar elde etmenin yolu doğru hastaya uygun ameliyat yöntemini seçmekten geçer. Obezite cerrahisinin hangi yöntemle yapılacağı hastanın beden kitle indeksinin yanı sıra ek hastalarının olup olmadığına, yeme alışkanlıklarına ve yaşına göre karar verilir. Uluslararası kriterlere göre bir kişinin obezite cerrahisi yaptırabilmesi için beden kitle indeksinin 40 kg/m2’den büyük olması ya da 35 kg/m2’den büyük olması ve beraberinde hipertansiyon, tip 2 diyabet, dislipidemi, uyku apnesi, ciddi artroz gibi ek risk faktörlerinin olması gerekmektedir.

Obezite tedavisinde kullanılan cerrahi yöntemler nelerdir? 

Sleeve Gastrektomi (Tüp Mide) Ameliyatı

Halk arasında tüp mide ameliyatı olarak bilinen Sleeve gastrektomiye uzunlamasına gastrektomi de denilmektedir. Operasyonda amaç; midenin gıdaları depolama görevi gören fundus ve korpus adlı kısımlarının çıkarılarak, mide hacminin 60-120 ml olacak şekilde azaltılmasıdır. Ameliyat sonrasında iki şekilde kilo kaybı görülmektedir. Bunlardan ilki; mide hacminin ve hareketlerinin azalmasına bağlı olarak yaşanan kilo kaybıdır. İkincisi ise; midenin “ghrelin” denen açlık hormonunu salgılayan endokrin hücrelerinin bulunduğu kısmının operasyon sırasında çıkarılması sonucunda bu hormonun çok düşük seviyelere gelmesiyle gerçekleşmektedir.

Gastrik Bypass (Mide Baypass) Ameliyatı 

Yaygın olarak mide bypassı adıyla kullanılan gastrik bypass ameliyatı tüm dünyada obezite cerrahisi için en sık kullanılan yöntemdir. Operasyon sonrasında iki şekilde kilo kaybı yaşanır. Birincisi; ameliyatla oluşturulan küçük mide ile ince bağırsak arasında bağlantı kurularak gelen besinlerin büyük mideyi pas geçerek ince bağırsağa geçmesiyle sağlanmaktadır. Ayrıca mide hacimleri küçülen hastalar hem daha az yemek yeme ihtiyacı hisseder, hem de bağırsaktaki emilim değiştiği için yiyeceklerden daha az kalori alırlar. Yiyecek miktarının azalması ve daha az emilim olması kilo kaybını beraberinde getirir.

İkincisi; ameliyat sonrasında inkretin etkili hormonlar aktif hale gelirken, anti-inkretin etkili hormonlar inaktif hale gelir. Bu sayede hem kilo kaybı hem de diyabetin kontrol altına alınması sağlanır.

Bariatrik cerrahide kullanılan diğer yöntemler mide balonu ve mide kelepçesidir. Bunlardan mide kelepçesi eski bir yöntem ve mide balonu endikasyon alanı dar bir yöntem olduğu için daha az kullanılmaktadır.

Obezite cerrahisinin faydaları nelerdir?

Obezite cerrahisinin minimal invaziv yani küçük kesilerle ya da laparoskopik yöntemlerle yapılabiliyor olması operasyonun komplikasyon risklerini en aza indirmiştir. Böylelikle morbid obezitenin tedavisinde sürdürülebilir ve başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlayan obezite cerrahisinin uygulanma sıklığı her geçen gün artmaktadır. Bariatrik cerrahi sonucunda gerçekleşen kilo kaybı ile obez hastalarda sıklıkla görülen yandaş hastalıklar ya gerilemekte ya da tamamen ortadan kalkmaktadır. Araştırmalar, laparoskopik mide bypass ameliyatı ve laparoskopik tüp mide ameliyatlarının morbid obezite hastalarında metabolik sorunların giderilmesinde ve kilo kaybı sağlanmasında en etkili tedavi yöntemleri olduklarını ortaya koymaktadır.

Güven Sağlık Grubu Obezite ve Metabolik Cerrahi Bölümü'nden Prof.Dr. Gökhan Yağcı, Obezite ve Tip 2 Diyabet hastalıklarının Metabolik Cerrahi ile tedavisini bu videoda sizler için anlattı. Videoyu izlemek için tıklayabilirsiniz.


Bölümünden Yazılar Toplam 1 Adet Yazı

Bölümünden Videolar Toplam 1 Adet Video

Haber Bültenimize üye olun.

Periyodik olarak haber bültenimizi size ulaştıralım.

...

Nesilden nesile hayat bize GÜVEN diyor.