Erkek sağlığının korunmasında düzenli sağlık kontrolleri ve kişisel risklere uygun taramalar önemli bir yere sahiptir. Bazı hastalıklar erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilirken tansiyon yüksekliği, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve bazı kanser türlerine ilişkin riskler rutin kontroller sırasında fark edilebilir.
Her erkeğin ihtiyaç duyduğu testler ve kontrol aralıkları aynı değildir. Yaş, aile öyküsü, genetik yatkınlık, sigara kullanımı, fazla kilo, mevcut hastalıklar ve daha önce yapılan taramaların sonuçları kişisel kontrol planını belirler. Bu nedenle sağlık taramaları standart bir test paketi olarak değil, hekim değerlendirmesiyle oluşturulan kişiye özel bir takip programı olarak ele alınmalıdır.
Sağlık Taraması ile Tanısal İnceleme Arasındaki Fark Nedir?
Tarama testleri, herhangi bir belirti veya yakınması bulunmayan kişilerde belirli hastalıkların erken dönemde saptanması amacıyla uygulanır. PSA testi, kolorektal kanser taramaları, risk grubunda düşük doz akciğer tomografisi ve abdominal aort anevrizmasına yönelik ultrasonografi bu kapsamda değerlendirilebilir.
Tanısal incelemeler ise idrar yapma güçlüğü, idrarda veya dışkıda kan, göğüs ağrısı, uzun süren öksürük ya da ele gelen kitle gibi bir belirti ortaya çıktığında yapılır. Yeni bir yakınma geliştiğinde rutin kontrol zamanı beklenmemeli; muayene ve gerekli incelemeler planlanmalıdır.
Rutin Sağlık Kontrolünde Neler Değerlendirilir?
Rutin sağlık kontrolü yalnızca kan tahlillerinden oluşmaz. Kişinin geçirdiği hastalıklar ve ameliyatlar, kullandığı ilaçlar, ailede görülen hastalıklar ve yaşam alışkanlıkları birlikte değerlendirilir.
Kontrol kapsamında şu başlıklar ele alınabilir:
- Kan basıncı
- Kan şekeri ve kolesterol değerleri
- Vücut ağırlığı ve bel çevresi
- İdrar yapma alışkanlıklarındaki değişiklikler
- Sigara ve alkol kullanımı
- Ailede kanser ve kalp-damar hastalığı öyküsü
- Fiziksel aktivite, beslenme ve uyku düzeni
- Yaşa ve kişisel risklere uygun kanser taramaları
Erkeklerde Hangi Kan Testleri Yapılabilir?
Kan testlerinin kapsamı yaşa, yakınmalara ve sağlık risklerine göre belirlenir. Her erkeğe her yıl aynı testlerin uygulanması gerekli değildir.
Tam kan sayımı; kansızlık, enfeksiyonlar ve bazı kan hastalıkları hakkında bilgi verebilir. Açlık kan şekeri ve HbA1c, prediyabet ve diyabet değerlendirmesinde kullanılır. Fazla kilo, ailede diyabet, hipertansiyon veya hareketsiz yaşam gibi riskler varsa kan şekeri ölçümlerine daha erken yaşta başlanabilir.
Total kolesterol, LDL, HDL ve trigliserid düzeyleri kalp-damar hastalığı riskinin değerlendirilmesine yardımcı olur. Karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyon testleri ise belirtiler, mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar doğrultusunda istenebilir.
PSA testi, genel bir kan tahlili olarak değil, prostat kanseri taraması kapsamında yaş ve kişisel riskler değerlendirilerek planlanmalıdır. Testosteron düzeyi de herhangi bir yakınması bulunmayan her erkeğe rutin olarak bakılması gereken bir değer değildir. Cinsel istekte azalma, sertleşme sorunu, kas gücünde azalma veya hormon eksikliğini düşündüren başka belirtiler varsa hekim tarafından değerlendirilebilir.
Prostat Kanseri Taraması
Prostat kanseri taramasında PSA testi ve üroloji değerlendirmesi birlikte ele alınır. PSA, prostat tarafından üretilen bir proteindir ve kandaki düzeyi prostat kanserinin yanı sıra iyi huylu prostat büyümesi, enfeksiyonlar ve bazı geçici durumlar nedeniyle de yükselebilir. Bu nedenle yüksek PSA sonucu tek başına prostat kanseri tanısı koydurmaz.
Prostat kanseri taramasının başlangıç zamanı kişisel risklere göre değişebilir:
- 40 yaşından itibaren: BRCA2 gen değişikliği bulunan erkeklerde PSA testi değerlendirilebilir.
- 45 yaşından itibaren: Ailesinde prostat kanseri öyküsü bulunan erkeklerde taramaya başlanabilir.
- 50 yaşından itibaren: Ortalama risk taşıyan erkeklerde hekimle görüşülerek PSA testi ve üroloji değerlendirmesi planlanabilir.
Taramanın devam edip etmeyeceğine ve kontrol aralıklarına PSA sonucu, yaş, aile öyküsü, genel sağlık durumu ve kişisel riskler doğrultusunda karar verilir. Taramanın olası yararları ve sınırlılıkları hekimle birlikte değerlendirilmelidir.
İdrar akımında zayıflama, idrara başlarken zorlanma, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrarda kan veya kemik ağrısı gibi belirtiler varsa tarama yaşı beklenmeden üroloji değerlendirmesi yapılmalıdır.
Kolorektal Kanser Taraması
Ortalama risk taşıyan erkeklerde kolorektal kanser taramasına 45 yaşından itibaren başlanması ve taramaların 75 yaşına kadar sürdürülmesi önerilir.
Tarama amacıyla şu yöntemler kullanılabilir:
- Yılda bir gaitada gizli kan testi (FIT)
- On yılda bir kolonoskopi
- Dışkıda DNA testi
- Bilgisayarlı tomografi kolonografi
Kullanılacak yöntem ve kontrol aralığı, kişinin sağlık öyküsü ve önceki sonuçları doğrultusunda hekim tarafından belirlenir. 76–85 yaş arasındaki kişilerde taramaya devam edilip edilmeyeceğine genel sağlık durumu, önceki tarama sonuçları ve beklenen yarar değerlendirilerek karar verilir.
Ailesinde kolorektal kanser veya polip bulunan, daha önce polip saptanan, inflamatuvar bağırsak hastalığı veya kalıtsal kanser sendromu riski taşıyan kişilerde taramaya daha erken yaşta başlanabilir.
Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında kalıcı değişiklik, açıklanamayan kansızlık, karın ağrısı veya istemsiz kilo kaybı varsa rutin tarama testiyle yetinilmemeli, tanısal değerlendirme yapılmalıdır.
Kalp-Damar ve Metabolizma Sağlığı Kontrolleri
Kalp-damar hastalıkları erkek sağlığında öne çıkan sağlık sorunları arasındadır. Yüksek tansiyon, diyabet ve yüksek kolesterol uzun süre belirgin bir yakınmaya neden olmadan ilerleyebilir.
Rutin kontroller sırasında kan basıncı, vücut ağırlığı, bel çevresi, kan şekeri ve kan yağları birlikte değerlendirilmelidir. Sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, fazla kilo, hipertansiyon, diyabet ve ailede erken yaşta kalp-damar hastalığı bulunması takip planını etkiler.
Elektrokardiyografi, efor testi veya ekokardiyografi ise herhangi bir belirtisi ve özel risk faktörü bulunmayan her erkeğe rutin olarak uygulanması gereken testler değildir. Göğüs ağrısı, eforla nefes darlığı, çarpıntı, bayılma veya egzersiz kapasitesinde belirgin azalma varsa kardiyoloji değerlendirmesi yapılmalıdır.
Akciğer Kanseri Taraması
Akciğer kanseri taraması toplumdaki tüm erkeklere uygulanmaz. Sigara kullanım öyküsü ve yaş dikkate alınarak belirlenen risk grubunda düşük doz akciğer tomografisi değerlendirilebilir.
50–80 yaş arasında, en az 20 paket-yıl sigara kullanım öyküsü bulunan, hâlen sigara kullanan veya son 15 yıl içinde sigarayı bırakan kişilerde yılda bir düşük doz akciğer tomografisi önerilebilir. Bir paket-yıl, bir yıl boyunca günde bir paket sigara kullanılması anlamına gelir.
Akciğer grafisi, akciğer kanseri için standart bir tarama yöntemi değildir. Düşük doz tomografi kararı; kişinin genel sağlık durumu, sigara öyküsü ve taramanın olası yararları ile sınırlılıkları değerlendirilerek verilmelidir.
Uzun süren veya karakter değiştiren öksürük, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı, göğüs ağrısı ya da nefes darlığı varsa tarama programından bağımsız olarak tanısal inceleme yapılmalıdır.
Abdominal Aort Anevrizması Taraması
Abdominal aort anevrizması, karın bölgesindeki ana atardamarın genişlemesidir. Çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilir. Tarama, karın ultrasonografisiyle yapılır.
65–75 yaş arasında daha önce sigara kullanmış erkeklerde bir kez abdominal aort anevrizması taraması önerilir. Hiç sigara kullanmamış erkeklerde ise aile öyküsü ve diğer kalp-damar riskleri değerlendirilerek kişiye özel karar verilebilir.
Ailede abdominal aort anevrizması bulunması, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve diğer damar hastalıkları tarama kararını etkileyebilir.
Ürolojik ve Cinsel Sağlık Kontrolleri
İdrar yapma alışkanlıklarındaki değişiklikler yalnızca yaşlanmanın doğal bir sonucu olarak değerlendirilmemelidir. İdrar akımında zayıflama, idrara başlamakta güçlük, sık idrara çıkma, gece idrara kalkma, idrar kaçırma veya mesanenin tam boşalmadığı hissi; prostat, mesane veya idrar yollarıyla ilgili sorunlardan kaynaklanabilir.
Sertleşme sorunu da yalnızca cinsel yaşamı etkileyen bir durum değildir. Bazı kişilerde diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları, hormonal değişiklikler veya kullanılan ilaçlarla ilişkili olabilir. Tekrarlayan sorunlarda altta yatan nedenlerin değerlendirilmesi gerekir.
Testiste ele gelen kitle, büyüme, sertlik, ağırlık hissi veya geçmeyen ağrı fark edildiğinde kontrol tarihi beklenmeden üroloji uzmanına başvurulmalıdır.
Kemik Sağlığı ve Osteoporoz Riski
Osteoporoz kadınlarda daha sık görülse de erkekleri de etkileyebilir. İleri yaş, düşük vücut ağırlığı, uzun süreli steroid kullanımı, sigara ve alkol kullanımı, hormon eksikliği, geçirilmiş kırıklar ve bazı kronik hastalıklar kemik kaybı riskini artırabilir.
Erkeklerde kemik mineral yoğunluğu ölçümü her yaş grubunda rutin olarak uygulanmaz. Ölçüm ihtiyacı; yaş, geçirilmiş kırıklar, kullanılan ilaçlar ve kişisel riskler değerlendirilerek belirlenir.
Ruh Sağlığı da Genel Sağlık Kontrolünün Bir Parçasıdır
Depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, yoğun stres ve alkol kullanımındaki artış erkeklerde günlük yaşamı ve genel sağlığı etkileyebilir. Ruhsal sorunlar her zaman açık belirtilerle ortaya çıkmayabilir.
Rutin kontroller sırasında duygu durumu, uyku, işlevsellik, sosyal destek ve madde kullanımı da değerlendirilmelidir. Günlük yaşamı etkileyen isteksizlik, öfke, içe kapanma, uyku değişiklikleri veya umutsuzluk hâlinde uzman desteğine başvurulmalıdır.
Her Erkeğin Kontrol Planı Aynı Değildir
Aile öyküsü, genetik yatkınlık, sigara kullanımı, fazla kilo, diyabet, hipertansiyon, daha önce polip veya kanser saptanması ve kullanılan ilaçlar gibi durumlarda taramalara daha erken yaşta başlanabilir veya kontroller farklı aralıklarla planlanabilir.
Tarama yöntemleri ve kontrol sıklığı, kişinin sağlık öyküsü ve risk faktörleri değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmelidir.
Rutin Kontrol Zamanı Beklenmeden Değerlendirilmesi Gereken Belirtiler
Aşağıdaki belirtiler bulunduğunda planlanan kontrol tarihi beklenmemelidir:
- İdrarda veya dışkıda kan
- İdrar yapma alışkanlıklarında belirgin değişiklik
- Testiste ele gelen kitle, sertlik veya büyüme
- Uzun süren ya da karakter değiştiren öksürük
- Kanlı balgam
- Yeni başlayan göğüs ağrısı veya nefes darlığı
- Bağırsak alışkanlıklarında kalıcı değişiklik
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Şiddetli veya geçmeyen karın ve sırt ağrısı
- Günlük yaşamı etkileyen yoğun halsizlik
Erkeklerde Sağlık Taramaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Her erkek aynı sağlık taramalarını mı yaptırmalıdır?
Hayır. Yapılacak taramalar ve kontrol aralıkları; yaşa, aile öyküsüne, genetik yatkınlığa, sigara kullanımına, mevcut hastalıklara ve önceki test sonuçlarına göre değişebilir. Kontrol planı hekim değerlendirmesiyle kişiye özel oluşturulmalıdır.
PSA testi ne zaman yapılmaya başlanmalıdır?
BRCA2 gen değişikliği bulunan erkeklerde 40 yaşından, ailesinde prostat kanseri bulunan erkeklerde 45 yaşından itibaren PSA testi değerlendirilebilir. Ortalama risk taşıyan erkeklerde ise 50 yaşından itibaren hekimle görüşülerek PSA testi ve üroloji değerlendirmesi planlanabilir.
PSA değerinin yüksek olması prostat kanseri anlamına gelir mi?
Hayır. PSA düzeyi iyi huylu prostat büyümesi, prostat enfeksiyonları ve bazı geçici durumlar nedeniyle de yükselebilir. Sonuç; yaş, muayene bulguları, önceki PSA değerleri ve kişisel risklerle birlikte değerlendirilmelidir.
Kolorektal kanser taramasına ne zaman başlanmalıdır?
Ortalama risk taşıyan erkeklerde kolorektal kanser taramasına 45 yaşından itibaren başlanması ve taramaların 75 yaşına kadar sürdürülmesi önerilir. Ailede kolorektal kanser veya polip bulunması hâlinde taramaya daha erken başlanabilir.
Akciğer ve abdominal aort anevrizması taramaları her erkeğe yapılır mı?
Hayır. Akciğer kanseri taraması yaş ve sigara kullanım öyküsüne göre belirlenen risk grubunda düşük doz tomografiyle yapılır. Abdominal aort anevrizması taraması ise özellikle 65–75 yaş arasında daha önce sigara kullanmış erkeklerde karın ultrasonografisiyle değerlendirilir.
Erkek sağlığı kontrollerinin zamanı ve kapsamı kişiden kişiye değişebilir. Yaşa ve kişisel risklere uygun taramaların düzenli yapılması, sağlık sorunlarının erken dönemde fark edilmesine ve gerekli önlemlerin zamanında alınmasına katkı sağlar.
Bu sayfada yer alan içerikler, Güven Hastanesi tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler; tanı, teşhis ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuza ilişkin değerlendirme ve tedavi planlaması için lütfen hekiminize başvurunuz.

