Kadın sağlığının korunmasında düzenli kontroller ve yaşa uygun taramalar önemli bir yere sahiptir. Bazı hastalıklar erken dönemde belirti vermeden ilerleyebilirken bazı sağlık riskleri, henüz yakınmaya yol açmadan fark edilebilir.
Her kadının ihtiyaç duyduğu testler ve kontrol aralıkları aynı değildir. Yaş, aile öyküsü, genetik yatkınlık, adet düzeni, gebelik planı, menopoz durumu, kullanılan ilaçlar ve mevcut hastalıklar kişisel kontrol planını belirler. Bu nedenle sağlık taramaları standart bir test paketi olarak değil, hekim değerlendirmesiyle oluşturulan kişiye özel bir takip programı olarak ele alınmalıdır.
Sağlık Taraması ile Tanısal İnceleme Arasındaki Fark Nedir?
Tarama testleri, herhangi bir belirti veya yakınması bulunmayan kişilerde belirli hastalıkların erken dönemde saptanması amacıyla uygulanır. Mamografi, HPV testi, smear testi, kolorektal kanser taramaları ve kemik mineral yoğunluğu ölçümü bu kapsamda değerlendirilebilir.
Tanısal incelemeler ise ağrı, kanama, ele gelen kitle, adet düzensizliği veya açıklanamayan kilo kaybı gibi bir belirti ortaya çıktığında yapılır. Yeni bir yakınma geliştiğinde rutin tarama zamanı beklenmemeli; muayene ve gerekli incelemeler planlanmalıdır.
Rutin Sağlık Kontrolünde Neler Değerlendirilir?
Rutin sağlık kontrolü yalnızca kan tahlillerinden oluşmaz. Kişinin geçirdiği hastalıklar ve ameliyatlar, kullandığı ilaçlar, adet ve gebelik öyküsü, menopoz durumu, ailede görülen hastalıklar ve yaşam alışkanlıkları birlikte değerlendirilir.
Kontrol kapsamında şu başlıklar ele alınabilir:
- Kan basıncı, boy, kilo ve beden kitle indeksi
- Kan şekeri ve kan yağları
- Adet düzeni ve jinekolojik sağlık
- Meme sağlığı
- Kalp-damar ve kemik sağlığı
- Gebelik planı ve üreme sağlığı
- Menopoz dönemindeki değişiklikler
- Uyku, beslenme, fiziksel aktivite ve ruh sağlığı
- Yaşa ve kişisel risklere uygun kanser taramaları
Kadınlarda Hangi Kan Testleri Yapılabilir?
Kan testlerinin kapsamı yaşa, yakınmalara ve sağlık risklerine göre belirlenir. Her kadına her yıl aynı testlerin uygulanması gerekli değildir.
Tam kan sayımı; kansızlık, enfeksiyonlar ve bazı kan hastalıkları hakkında bilgi verebilir. Yoğun veya uzun süren adet kanaması, halsizlik, baş dönmesi, çarpıntı ve çabuk yorulma gibi belirtiler varsa demir ve ferritin düzeyleri de değerlendirilebilir.
Açlık kan şekeri ve HbA1c, prediyabet ve diyabet değerlendirmesinde kullanılır. Fazla kilo, ailede diyabet, gebelik şekeri öyküsü, poliendokrin metabolik over sendromu (polikistik over sendromu), hipertansiyon veya hareketsiz yaşam gibi riskler varsa taramaya daha erken başlanabilir.
Total kolesterol, LDL, HDL ve trigliserid düzeyleri kalp-damar hastalığı riskinin değerlendirilmesine yardımcı olur. Karaciğer, böbrek ve tiroid fonksiyon testleri ile vitamin düzeyleri ise belirtiler, mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar doğrultusunda istenebilir.
Rutin Jinekolojik Kontroller Neden Önemlidir?
Jinekolojik kontroller yalnızca kanser taramalarından oluşmaz. Adet düzeni, kanama miktarı, vajinal akıntı, kasık ağrısı, cinsel sağlık, gebelikten korunma yöntemleri, gebelik planı ve menopoz belirtileri de değerlendirilir.
Adetlerin beklenenden uzun sürmesi, kanama miktarının artması, adet aralarında veya cinsel ilişki sonrasında kanama görülmesi; hormonal değişiklikler, miyom, polip, enfeksiyon veya rahim ve rahim ağzıyla ilgili hastalıklarla ilişkili olabilir.
Miyomlar, yumurtalık kistleri ve polipler; anormal kanama, kasık ağrısı, karında basınç hissi veya sık idrara çıkma gibi yakınmalara neden olabilir. Ultrasonografi ihtiyacı, muayene bulguları ve kişinin sağlık öyküsü doğrultusunda belirlenir.
Kötü kokulu, renkli veya kanlı vajinal akıntı; kaşıntı, yanma ya da ağrıyla birlikte görülüyorsa değerlendirilmelidir. Üreme sağlığı, gebelik planı ve menopoz dönemindeki değişiklikler de jinekolojik kontrollerin önemli parçalarıdır.
Rahim Ağzı Kanseri Taraması
Rahim ağzı kanserinin büyük bölümü kalıcı HPV enfeksiyonlarıyla ilişkilidir. HPV testi, HPV varlığını araştırırken smear testi rahim ağzından alınan hücrelerin incelenmesini sağlar.
Rahim ağzı kanseri taramasında önerilen yöntemler şöyledir:
- 21–29 yaş: Üç yılda bir smear testi
- 30–65 yaş: Beş yılda bir HPV testi
- 30–65 yaş: Beş yılda bir HPV ve smear testinin birlikte uygulanması
- 30–65 yaş: Üç yılda bir smear testi
30–65 yaş arasında bu yöntemlerden biri uygulanabilir. Test sonuçları, önceki tarama öyküsü ve kişisel riskler doğrultusunda kolposkopi gibi ek değerlendirmeler istenebilir.
HPV aşısı yaptırmış olmak rahim ağzı kanseri taramalarını ortadan kaldırmaz. Aşılanan kadınların da yaşlarına ve risklerine uygun taramalara devam etmesi gerekir.
Meme Kanseri Taraması
Meme kanseri taramasında kullanılacak yöntem; kadının yaşı, meme dokusunun yapısı, aile öyküsü ve kişisel riskleri doğrultusunda belirlenir.
- 30–39 yaş: Yılda en az bir kez meme ultrasonografisi
- 40 yaş ve sonrası: Yılda en az bir kez mamografi
- 40 yaş ve sonrası: Meme ultrasonografisi rutin kontroller kapsamında değerlendirilebilir
Meme ultrasonografisi ve mamografi birbirinin yerine geçen yöntemler değildir. Hangi yöntemin kullanılacağına ve kontrol sıklığına hekim değerlendirmesiyle karar verilmelidir.
Ailede özellikle genç yaşta meme veya yumurtalık kanseri bulunması, genetik yatkınlık ve yoğun meme dokusu gibi durumlarda taramaya daha erken başlanabilir veya farklı görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle, meme başından kanlı akıntı, meme derisinde çekinti, kızarıklık veya şekil değişikliği fark edildiğinde rutin kontrol zamanı beklenmemelidir.
Kolorektal Kanser Taraması
Ortalama risk taşıyan kadınlarda kolorektal kanser taramasına 45 yaşından itibaren başlanması ve taramaların 75 yaşına kadar sürdürülmesi önerilir.
Tarama amacıyla şu yöntemlerden biri kullanılabilir:
- Gaitada gizli kan testi (FIT)
- Dışkıda DNA testi
- Kolonoskopi
- Bilgisayarlı tomografi kolonografi
Uygun yönteme ve tekrar aralığına kişinin sağlık öyküsü, önceki sonuçları ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda karar verilir.
Ailesinde kolorektal kanser veya polip bulunan, daha önce polip saptanan, inflamatuvar bağırsak hastalığı veya kalıtsal kanser sendromu riski taşıyan kişilerde taramaya daha erken yaşta başlanabilir.
Dışkıda kan, bağırsak alışkanlıklarında kalıcı değişiklik, açıklanamayan kansızlık, karın ağrısı veya istemsiz kilo kaybı varsa tarama testiyle yetinilmemeli, tanısal değerlendirme yapılmalıdır.
Osteoporoz Taraması
Menopozla birlikte azalan östrojen düzeyi kemik kaybını hızlandırabilir. Osteoporoz çoğu zaman kırık oluşuncaya kadar belirgin bir yakınmaya neden olmayabilir.
Kadınlarda 65 yaş ve sonrasında kemik mineral yoğunluğu ölçümü önerilir. Erken menopoz, düşük vücut ağırlığı, uzun süreli steroid kullanımı, geçirilmiş kırık, romatizmal hastalık veya ailede kalça kırığı öyküsü varsa ölçüm daha erken yaşta planlanabilir.
Kemik yoğunluğu ölçümünün tekrar sıklığı ilk sonuca, yaşa, risk faktörlerine ve uygulanan tedavilere göre belirlenir.
Yumurtalık Kanseri İçin Rutin Tarama Yapılır mı?
Ortalama risk taşıyan ve herhangi bir belirtisi bulunmayan kadınlarda transvajinal ultrasonografi veya CA-125 testiyle rutin yumurtalık kanseri taraması önerilmez.
Ailesinde yumurtalık veya meme kanseri bulunan, kalıtsal kanser sendromu riski taşıyan ya da sürekli karın şişkinliği, kasık ağrısı, erken doyma ve sık idrara çıkma gibi belirtileri bulunan kadınlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Kalp-Damar ve Metabolizma Sağlığı Kontrolleri
Kalp-damar hastalıkları kadınlarda da önemli bir sağlık sorunudur. Menopoz sonrası dönemde risk artabilir. Bu nedenle kontroller sırasında kan basıncı, kilo, bel çevresi, kan şekeri ve kan yağları birlikte değerlendirilmelidir.
Sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, hipertansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, obezite ve ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunması takip planını etkiler.
Elektrokardiyografi, efor testi veya ekokardiyografi ise belirtisi ve özel risk faktörü bulunmayan her kadına rutin olarak uygulanması gereken testler değildir.
Gebelik Öncesi ve Menopoz Döneminde Kontroller
Gebelik planlayan kadınlarda sağlık değerlendirmesinin gebelikten önce yapılması, olası risklerin belirlenmesine yardımcı olabilir. Kullanılan ilaçlar, kronik hastalıklar, aşılar, beslenme durumu, folik asit ihtiyacı ve genetik riskler bu dönemde değerlendirilmelidir.
Menopoz döneminde ise kan basıncı, kolesterol, kan şekeri, kemik kaybı ve kırık riski önem kazanır. Uyku bozuklukları, vajinal kuruluk, cinsel sağlık, idrar kaçırma ve pelvik taban sorunları da kontrol kapsamında ele alınabilir.
Menopoz sonrası görülen her türlü vajinal kanama, miktarından ve süresinden bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
Her Kadının Kontrol Planı Aynı Değildir
Aile öyküsü, genetik yatkınlık, daha önce polip veya kanser saptanması, yoğun meme dokusu, bağışıklık sisteminin baskılanması, erken menopoz, düşük vücut ağırlığı ve uzun süreli steroid kullanımı gibi durumlarda taramalara daha erken yaşta başlanabilir veya kontroller farklı aralıklarla planlanabilir.
Tarama yöntemleri ve kontrol sıklığı, kişinin sağlık öyküsü ve risk faktörleri değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmelidir.
Rutin Kontrol Zamanı Beklenmeden Değerlendirilmesi Gereken Belirtiler
Aşağıdaki belirtiler bulunduğunda planlanan kontrol tarihi beklenmemelidir:
- Memede veya koltuk altında yeni gelişen kitle
- Meme başından kanlı akıntı veya meme derisinde değişiklik
- Adet dışı, cinsel ilişki sonrası ya da menopoz sonrası kanama
- Normalden uzun süren veya miktarı belirgin şekilde artan adet kanaması
- Kötü kokulu, renkli veya kanlı vajinal akıntı
- Sürekli veya tekrarlayan karın şişkinliği ve kasık ağrısı
- Dışkıda veya idrarda kan
- Kalıcı bağırsak alışkanlığı değişikliği
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Yeni başlayan göğüs ağrısı veya nefes darlığı
Kadınlarda Sağlık Taramaları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Her kadın aynı sağlık taramalarını mı yaptırmalıdır?
Hayır. Yapılacak taramalar ve kontrol aralıkları; yaşa, aile öyküsüne, genetik yatkınlığa, önceki test sonuçlarına, adet ve menopoz durumuna, mevcut hastalıklara ve kullanılan ilaçlara göre değişebilir.
Rahim ağzı kanseri taraması ne zaman başlamalıdır?
21–29 yaş arasında üç yılda bir smear testi önerilir. 30–65 yaş arasında ise beş yılda bir HPV testi, beş yılda bir HPV ve smear testinin birlikte uygulanması veya üç yılda bir smear testi seçeneklerinden biri kullanılabilir.
Meme ultrasonografisi ve mamografi hangi dönemlerde yapılmalıdır?
30–39 yaş arasında yılda en az bir kez meme ultrasonografisi önerilir. 40 yaşından itibaren yılda en az bir kez mamografi çekilmesi, meme ultrasonografisinin ise rutin kontroller kapsamında değerlendirilmesi önerilir.
Kolorektal kanser taramasına ne zaman başlanmalıdır?
Ortalama risk taşıyan kişilerde kolorektal kanser taramasına 45 yaşından itibaren başlanması ve taramaların 75 yaşına kadar sürdürülmesi önerilir. Ailede kolorektal kanser veya polip bulunması hâlinde taramaya daha erken başlanabilir.
Kemik yoğunluğu ölçümü ne zaman yapılmalıdır?
Kadınlarda 65 yaş ve sonrasında kemik mineral yoğunluğu ölçümü önerilir. Erken menopoz, düşük vücut ağırlığı, geçirilmiş kırık veya uzun süreli steroid kullanımı gibi risk faktörleri varsa ölçüm daha erken yaşta planlanabilir.
Kadın sağlığı kontrollerinin zamanı ve kapsamı kişiden kişiye değişebilir. Yaşa ve kişisel risklere uygun taramaların düzenli yapılması, sağlık sorunlarının erken dönemde fark edilmesine ve gerekli önlemlerin zamanında alınmasına katkı sağlar.
Bu sayfada yer alan içerikler, Güven Hastanesi tarafından yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. İçerikte yer alan bilgiler; tanı, teşhis ve tedavi yerine geçmez. Sağlık durumunuza ilişkin değerlendirme ve tedavi planlaması için lütfen hekiminize başvurunuz.

