Çocuklarda kanlı idrar, tıbbi adıyla hematüri, idrarda gözle görülebilen ya da yalnızca laboratuvar incelemeleriyle saptanabilen kan hücrelerinin bulunması durumudur. Aileler için oldukça endişe verici olabilen bu tablo, bazen geçici ve basit nedenlere bağlı olarak ortaya çıkarken, bazı durumlarda altta yatan önemli bir sağlık sorununun habercisi olabilir.
Kanlı idrar, idrarın pembe, kırmızı veya koyu çay renginde görülmesiyle fark edilebileceği gibi, idrar tahlili sırasında tesadüfen de saptanabilir. Bu nedenle hematürinin kaynağının doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşır.
Güven Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Selin Kuzucu, çocuklarda kanlı idrarın nedenlerini, teşhis yollarını ve tedavisini anlattı.
Çocuklarda Kanlı İdrar (Hematüri) Nedir?
Hematüri, idrarda normalde bulunmaması gereken kırmızı kan hücrelerinin yer almasıdır. Makroskopik hematüri, idrardaki kanın gözle fark edilebildiği durumu; mikroskopik hematüri ise yalnızca mikroskop altında tespit edilebilen durumu ifade eder.
Her iki durumda da altta yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Özellikle tekrarlayan ya da başka belirtilerle birlikte görülen hematüri, ayrıntılı değerlendirme gerektirir.
Çocuklarda Kanlı İdrarın En Sık Nedenleri Nelerdir?
Çocuklarda kanlı idrarın en sık nedenleri arasında idrar yolu enfeksiyonları yer alır. Enfeksiyonlar, idrar yollarında iltihaplanmaya yol açarak kanama ile sonuçlanabilir. Bu durum genellikle yanma, sık idrara çıkma ve ateş gibi belirtilerle birlikte görülür.
Bir diğer yaygın neden böbrek taşları veya kum dökme durumudur. Taşların idrar yollarını tahriş etmesi kanamaya neden olabilir. Bunun yanı sıra travmalar, ağır egzersizler, ateşli hastalıklar ve bazı viral enfeksiyonlar da geçici hematüriye yol açabilir.
Böbrek Kaynaklı Nedenler
Bazı durumlarda kanlı idrarın kaynağı doğrudan böbreklerdir. Glomerülonefrit gibi böbreğin süzme birimlerini etkileyen hastalıklar, çocuklarda hematüriye neden olabilir. Bu tür durumlarda idrar rengi genellikle koyu çay veya kola renginde tarif edilir.
Böbrek kaynaklı nedenlere bazen ödem, tansiyon yüksekliği ve idrar miktarında değişiklikler eşlik edebilir. Bu bulguların varlığı, hematürinin daha ciddi bir tabloya işaret edebileceğini düşündürür.
Çocuklarda Kanlı İdrar Hangi Durumlarda Acil Değerlendirme Gerektirir?
Kanlı idrar tek başına her zaman acil bir durum anlamına gelmez; ancak bazı belirtilerle birlikte görülüyorsa gecikmeden değerlendirilmelidir. Şiddetli karın veya bel ağrısı, ateş, idrar yaparken ağrı, halsizlik, solukluk, idrar miktarında belirgin azalma veya vücutta şişlik gibi bulgular acil değerlendirme gerektirir.
Ayrıca travma sonrası gelişen kanlı idrar ya da tekrarlayan hematüri mutlaka hekim tarafından araştırılmalıdır.
Çocuklarda Kanlı İdrar Nasıl Teşhis Edilir?
Tanı sürecinde ilk adım ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenedir. Çocuğun yaşı, eşlik eden şikâyetler, yakın zamanda geçirilen enfeksiyonlar ve aile öyküsü değerlendirilir. Ardından idrar tahlili ile kan hücrelerinin varlığı ve özellikleri incelenir.
Gerekli durumlarda kan testleri, ultrasonografi ve ileri görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir. Bu tetkikler, hematürinin kaynağının böbreklerden mi yoksa idrar yollarından mı kaynaklandığını ayırt etmeye yardımcı olur.
Çocuklarda Kanlı İdrar Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavi, kanlı idrarın nedenine göre planlanır. İdrar yolu enfeksiyonuna bağlı durumlarda uygun antibiyotik tedavisi uygulanırken, taş veya kum varlığında sıvı alımının artırılması ve gerekli durumlarda girişimsel tedaviler planlanabilir.
Böbrek hastalıklarına bağlı hematürilerde ise çocuk nefrolojisi takibi gerekebilir. Bazı hafif ve geçici durumlarda ise yalnızca izlem yeterli olabilir. Tedavi süreci mutlaka hekim kontrolünde yürütülmelidir.
Çocuklarda Kanlı İdrar Önlenebilir mi?
Tüm nedenler önlenebilir olmasa da bazı basit önlemler riski azaltabilir. Çocuğun yeterli sıvı tüketmesi, idrarını uzun süre tutmaması ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi idrar yolu enfeksiyonlarının önlenmesine yardımcı olur.
Ateşli hastalıklar sonrası idrar renginde değişiklik fark edildiğinde göz ardı edilmemesi ve düzenli sağlık kontrollerinin aksatılmaması erken tanı açısından önemlidir.
Hazırlayan: Uzm. Dr. Selin Kuzucu

