Kadına şiddetle mücadelede aile yapısının rolü nedir?

GÜVEN SAĞLIK GRUBU

Paylaş:

Kadına şiddetle mücadelede aile yapısının rolü nedir?

“Dikkatimi ve dikkatinizi kadına şiddet haberlerine çekmek istiyorum. Her gün haberlerde yeterince şiddet görüntüsüne maruz kalmıyor muyuz? Şiddeti, kimi zaman da dizilerde karakterin başı sıkıştığında kullandığı haklı bir durum olarak izlemiyor muyuz? Kişileri dışlıyor, ötekileştiriyor ve git gide daha da duyulmuyoruz, duymuyoruz ve de yalnızlaşıyoruz.” değerlendirmesinde bulunan Güven Hastanesi Psikoloji Bölümünden Uzm. Psikolog Gözdem Özdem Akaydın, kadına yönelik şiddetin toplumsal ve ailesel boyutlarını anlattı.

Kadına şiddetle mücadelede aile yapısının rolü nedir?

Şiddet gören kadın, kendisini yaşadığı şiddeti tekrar tekrar düşünürken bulur. Zihninde istemsizce yinelenen “o an” kadının benliğinde güvenlik algısının zarar görmesine neden olur. Zarar gören benlik algısı çaresizlik duygusunun yaşanmasına ve kadının yeniden güvensiz hissetmesine yol açar. Bu durumdan çıkamayan kadın, sağlıksız bir döngünün içerisinde kendisini sıkışmış bir biçimde bulur.

Eşleri tarafından fiziksel, duygusal, cinsel şiddete uğrayan kadınların evliliklerini neden sonlandırmadığı sorusu sorulduğunda akla gelen, kadınların acı çekmekten keyif alması hali olmamalıdır. Asıl mesele; çocukluk çağında bağlanma yani ilişkilendikleri figürle kurdukları sağlıklı olmayan eşleşmelerdir. Bu sağlıklı olmayan eşleşmeler kadının, şiddet döngüsünde kalmasına neden olur. Çoğu zaman bu durumu kendisine itiraf edemez. “Çocuklarım için bu evlilikte kaldım” diyerek reviktimizasyon yaşar.

Reviktimizasyon; çocukluk çağında yaşanan ihmal ve istismar sonrasında kurban olmayı öğrenen çocuğun, yetişkinlik döneminde de yeniden kurban olmaya zemin hazırlama halidir. Şiddet döngüsü bu şekilde devam eder. Kadına yönelik şiddetle mücadele, sadece ceza ve yaptırımlara değil, aile sisteminin işlevinin yeniden incelenmesi ve çalışılmasıyla mümkündür.

Şiddette ailenin rolü nedir? 

Göç, sosyoekonomik düzey, kültürel yapı ve düşük eğitim seviyesi şiddete zemin hazırlar. Aile içinde bir sorunu çözmek veya sindirmek için başvurulan şiddet, gerilimi iyice hızlandırır.

Toplumsal yapıda cinsiyet rolleri arasındaki eşitsizlik, lider figürler, destek mekanizmaların azlığı ya da yoksunluğu, yardımlaşma ve paylaşma eksikliği, göç, medya, yabancılaşma gibi faktörler de şiddetin oluşmasında etkindir.

Şiddet sadece fiziksel bir eylem değildir. Yıkıcı eleştiri, baskı, tehdit ve suçlama gibi kadını manipüle eden tüm eylemler şiddettir.

Şiddet biçimleri örnekleri şunlardır:

  • Fiziksel şiddet: Yumruklama, boğazına sarılma, tokat atma, vurma.
  • Ekonomik şiddet: Eve para bırakmama, eve gereğinden az para bırakma.
  • Sözel şiddet: Lakap takma, yıkıcı eleştiri, bağırma, alay etme, suçlama.
  • Psikolojik şiddet: Küsmek, baskı uygulamak, intihar etmekle tehdit, çocukları uzaklaştırma, iftira.
  • Cinsel şiddet: İstenmeyen cinsel davranışları yapmaya zorlama, istemediği halde cinsel ilişkiye zorlama, taciz etme, cinsel ilişki sırasında güç kullanma.


Kadına yönelik şiddetle mücadele, sadece ceza ve yaptırımlara değil, aile sisteminin işlevinin yeniden incelenmesi ve çalışılmasıyla mümkündür. Lütfen siz de sesimizi duyun, duyurun.


Sağlık Rehberi

Sağlık rehberimizden içerikler görüntüleyin.

Haber Bültenimize üye olun.

Periyodik olarak haber bültenimizi size ulaştıralım.

...

Nesilden nesile hayat bize GÜVEN diyor.


Güven Hastanesi hizmet standartları ile JCI tarafından akredite edilmiştir. JCI şikayet bildirimlerinizi buraya tıklayarak yapabilirsiniz.

Kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikalarına ilişkin aydınlatma metnimize buradan kişisel veri işleme envanteri ve kişisel verilerin korunması politikamıza ise buradan ulaşabilirsiniz.