Katarakt Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

GÜVEN SAĞLIK GRUBU

Paylaş:

Katarakt Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

Katarakt, yaşın ilerlemesiyle görülme riski artan ancak yeni teknolojilerle tedavi yöntemleri de gelişen bir göz hastalığıdır. Katarakt, bulanık ve az görme belirtileriyle ortaya çıkıyor.

Güven Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümünden Prof. Dr. Tarkan Mumcuoğlu, kataraktın cerrahi yöntemle tedavi edilebileceğini ve gelişen teknolojiler sayesinde katarakt ameliyatında diğer görme sorunlarının da çözülebileceğini aktardı.

Katarakt Belirtileri Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir?

İçindekiler

Katarakt nedir?

Gözün içinde odaklanmayı ve cisimlerin retina üzerine net düşmesini sağlayan ‘lens’ olarak adlandırdığımız bir doku bulunmaktadır. Katarakt, saydam olması gereken bu lens dokusunun, çeşitli nedenlerle saydamlığını yitirmesine bağlı gelişen bir hastalıktır.

Kataraktın belirtileri nelerdir?

Katarakt genellikle bulanık görme ve az görme semptomlarıyla ortaya çıkmaktadır. Ancak erken dönemlerinde ışık saçılmaları gibi belirti de gösterebilmektedir. Hastalar flu (bulanık) ve mat görme durumunu sıklıkla “Bir tülün ya da perdenin arkasından bakıyormuşum gibi” sözleriyle ifade etmektedir.

Göz doktoruna ne zaman başvurulmalı?

Bulanık görme ya da az görme şikâyeti olan hastalar, zaman kaybetmeden göz hekimine başvurmalı.

Katarakt sadece yaşlı bireylerde mi görülür?

Genellikle 50’li ve 60’lı yaşlardan sonra görülen yaşlılığa bağlı kataraktla karşılaşmaktayız. Yaş almayla birlikte metabolizmada bazı değişiklikler oluşur ve lens olarak adlandırdığımız saydam olması gereken doku matlaşabilir. Bu durum kataraktın ortaya çıkmasına neden olur. Bunların yanı sıra diyabet hastalarında erken dönemde katarakt gelişebilir ve 40’lı yaşlarında lenste matlaşma olması nedeniyle katarakt ameliyatı gerekli olabilir. Ayrıca bazı göz hastalıklarının lensin saydamlığını yitirmesine sebebiyet vermesiyle de katarakt meydana gelebilir. Göz iltihabı olarak bilinen üveit, bazen travmalar ve kortizon kullanımı da katarakt oluşumunu hızlandırabilmektedir. Ayrıca bebeklerde de doğumsal katarakt görülebilmektedir. Acil cerrahi girişim gerektiren doğumsal katarakt açısından tüm bebekler rutin taramalarla takip edilmelidir.

Kataraktta uygulanan tedavi yöntemleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

Katarakt cerrahisinde, saydamlığını yitirmiş lens çıkarılır ve yerine yapay göz içi merceği koyularak hastanın görme rehabilitasyonu sağlanır. Ayrıca kataraktın, cerrahi dışında bir tedavi yöntemi olmadığını belirtmeliyim.

Çocukluk çağı kataraktının, göz içi basıncı yükselmesine neden olan kataraktın ve göz içi iltihaplanmasına neden olan kataraktların acil ameliyat edilmesi gerekmektedir. Yaşlanmaya bağlı oluşan kataraktlar ise bir süreçtir. Önce ışık hassasiyeti ya da ışık saçılmaları gibi problemlerle başlar ve yüzde 100 olan görme yetisi hastalığın ilerlemesiyle zamanla azalır. Görmenin zaman içinde azaldığı bu dönemin belli aşamasında ameliyat için hastaya öneride bulunuyoruz ve ameliyata hastayla birlikte karar veriyoruz. Kataraktın başladığı fakat görmenin yüzde 100 olduğu hastalarda ameliyat için bir süre beklenebilir. Görmenin yüzde 50’nin altına düşmesi durumunda ise ameliyat gerekli olmaktadır.

Katarakt ameliyatıyla görme bozukluklarından da kurtulmak mümkün mü?

Geçmiş yıllarda sadece uzağı odaklayan mercekler vardı. Mesela eksi 3 derece miyobu olan hastada göz içi mercek numarasını, ameliyattan sonra uzağı görme sorunu olmayacak şekilde yerleştiriyoruz. Günümüzde ise teknolojik gelişmelerle uzak, orta ve yakını görmeyi sağlayan mercekler yerleştirebiliyoruz. Yani hastanın görme rehabilitasyonunu sağlarken gözlük numarasını sıfırlama ve hastayı yakın gözlüğünden kurtarma şansımız bulunuyor. Ancak bu lenslerin ışık saçılması ya da ışıkların etrafında hareler görülmesi gibi bazı görsel dezavantajları da olabiliyor. Ayrıca uzak ve ortayı net gösteren, yakında da tatminkâr bir görme sağlayan lensler de bulunmaktadır. Bazı durumlarda hasta, 40 yaşın üzerindeyse ve uzak-yakın için gözlük kullanıyorsa da katarakt tam gelişmeden hastayı gözlükten kurtarmak ve bu lenslerin avantajını kullanmak amacıyla da cerrahi yapabiliyoruz.

Riskli bir cerrahi mi?

Tabii ki her cerrahi girişimin bir riski var. Ancak çok sık sorunlarla karşılaşmıyoruz. Katarakt cerrahisi için de tamamen risksiz diyemem. Ancak ameliyathanenin sterilizasyonu sağlanır, cihazlar titizlikle takip edilir kısaca cerrahi işlem uygun koşullarda ve gerekli önlemler alınarak gerçekleştirilirse çok büyük bir risk bulunmamaktadır. Katarakt ameliyatında en çok korktuğumuz enfeksiyon riskidir. Bu nedenle enfeksiyona yönelik tedbirleri mutlaka en üst seviyede alıyoruz. Kataraktın sertliğine ve gözün özelliğine bağlı olarak bazı ameliyatlar kolay gerçekleşirken bazı cerrahiler ise zorlayıcı olabiliyor. Cerrahi işlem tüm riskler değerlendirilerek ve tedbirler alınarak yapılmalıdır.

Tedavi yöntemlerinin hastaya sağladığı avantajlar nelerdir?

Uygun hastalarda, görme oranını yüzde 100’e çıkarmanın, renkleri parlak ve canlı görmenin yanı sıra kullanılan merceklere de bağlı olarak hastanın orta ve yakın mesafeyi de net görme şansı olabiliyor. Eğer retinada bir sıkıntı yoksa hastanın tekrar gençlik dönemlerindeki gibi net görmesini sağlıyoruz.

Tedavi edilen katarakt tekrarlar mı?

Katarakt tedavisinde, matlaşan lensi tamamen temizliyoruz. Ancak göz içine koyduğumuz ve merceği destekleyen bir kese yani zardan oluşan bir yapı bulunuyor. O zar, zaman içerisinde bazı hastalarda tekrar matlaşabiliyor. İkincil katarakt olarak adlandırılan bu durumun basit bir yöntemle tedavi edilmesi mümkündür. Ameliyat gerektirmeyen ikincil katarakt tedavisi, hastanın poliklinik şartlarında lazer atışlarıyla iki üç dakikada matlaşan zarın kesilmesiyle gerçekleştirilmektedir.

Yaşlılık döneminde göz sağlığını korumak için nelere dikkat edilmeli?

Yaşlılık döneminde göz sağlığımızı korumak için yediklerimize ve içtiklerimize dikkat etmemiz gerekiyor. Taze sebze ve meyvelerin, omega 3 içerikli besinlerin daha fazla tüketilmesi kataraktın gelişmesini yavaşlatabiliyor. Aynı zamanda halk arasında sarı nokta hastalığı olarak bilinen hastalığın gelişmesi de önlenmiş ya da yavaşlatılmış oluyor. Oksidatif stres kataraktın oluşmasını ve ilerleyişini hızlandırıyor. Sigara, oksidatif strese neden olan en önemli faktörlerdendir. Bu nedenle göz sağlığını korumak için sigaradan uzak durulmalıdır.

Sağlık Rehberi

Sağlık rehberimizden içerikler görüntüleyin.

Haber Bültenimize üye olun.

Periyodik olarak haber bültenimizi size ulaştıralım.

...

Nesilden nesile hayat bize GÜVEN diyor.


Güven Hastanesi hizmet standartları ile JCI tarafından akredite edilmiştir. JCI şikayet bildirimlerinizi buraya tıklayarak yapabilirsiniz.

Kişisel verilerin korunması ve işlenmesi politikalarına ilişkin aydınlatma metnimize buradan kişisel veri işleme envanteri ve kişisel verilerin korunması politikamıza ise buradan ulaşabilirsiniz.