Normal Doğum mu, Sezaryen mi?

GÜVEN SAĞLIK GRUBU

Normal Doğum mu, Sezaryen mi?

Gebelik sürecine dair merak edilenler

Paylaş:
...

Kadınların hayatında unutulmaz bir dönem olan gebelik serüveni, çok keyifli bir süreç olmakla birlikte, pek çok soruyu da beraberinde getiriyor. Anne adaylarının kafasında gebelik takibinden, doğum yöntemi seçimine kadar birçok soru oluşuyor.  Gebelik sürecine dair merak edilen soruları Güven Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Sedat Cömert yanıtladı.

Gebe kalmadan önce anne adayları ne yapmalı? Kadın sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından nasıl destek alabilirler?

Bazı jinekolojik enfeksiyonlar, gebelik sırasında bir takım sorunlara yol açabilmektedir. Bu istenmeyen durumların ortaya çıkmasını engellemek adına bütün kadınların gebe kalmadan önce jinekolojik muayeneden geçmesini tavsiye ediyoruz. Bunların önceden taranması ve tedavi edilmesi gebelik sürecinin sağlıkla sonuçlanması açısından önem taşıyor. Bunun dışında, bazı hormonların, en önemlisi de tiroid hormonunun düzgün çalışıp çalışmadığı gebelikten önce kontrol edilmeli. Bu hormon bozukluklarının gebelikten sonra saptanması durumunda geç kalmış olabiliyoruz. Ayrıca bazı vitamin düzeylerinin gebelikte önemli olduğunu biliniyor. D vitamini ve demir düzeylerine gebe kalmadan önce bakılması sağlıklı bir gebelik süreci geçirilmesine fayda sağlıyor.  

Bunlar haricinde anne adayının bazı enfeksiyonlara karşı bağışıklık durumu, gebelikten önce bilinmeli. Hamilelik planlayan kadınların özellikle kızamıkçık antikorlarını taşıyıp taşımadığını önceden test etmek, taşımıyorsa aşılanmasını sağlamak gerekiyor. Aşıladıktan en az üç ay sonrasında gebeliğe izin veriyoruz. Dolayısıyla gebelikten önce gerekli sağlık kontrollerini yaptırmak ihmal edilmemeli.

İdeal gebelik yaşı var mı? Hangi yaş grubu gebeliklerde risk artıyor ve nedir bu riskler? 

İdealinde gebelik için her şeyden önce olgun bir erişkin olmak gerekiyor. 20 yaş öncesi dönemde adölesan çağı belirtileri devam ediyor. Henüz anne olmaya bedensel ya da ruhsal olarak hazır olmayan bir kadının, erken yaşta anne olması doğru değil. Aynı şekilde ileri yaş gebelikleri de bazı sorunları beraberinde getirebiliyor. Bu nedenle 25-35 yaş arasındaki dönemi hamile kalma açısında uygun bir dönem olarak kabul ediyoruz. 

Hangi yaşlar arası gebelik daha sağlıklı ilerler?

İdeal gebelik yaşından söz ederken çok vicdanlı davranmak gerekiyor. Günümüzdeki sosyal ve ekonomik sorunlar çoğu kadının gebeliği ertelemesine yol açabiliyor. Çoğu ebeveyn adayı hamilelik öncesinde birikim yapmak istiyor. Bu noktada 35 yaş üzerinde çokça gebemiz var. Bu gebelerimizin hepsinin sorun yaşayacağını düşünmek haksızlık olur.  Tabii ki onlar da gebelik sürecini sağlıklı tamamlayabiliyorlar. Gelişen medikal olanaklar sayesinde 40 yaş üzeri gebeliklerin de görülme sıklığı arttı. Ama eğer planlanabilir bir şeyse, imkan dahilindeyse hamileliğin 35 yaşın altında olmasını yine de tavsiye ederiz. 

Yaş ilerledikçe gebelikte nasıl riskler meydana geliyor? Örneğin 35 yaşın üstündeki gebeliklerde kadınlar nelerle karşılaşabilir?

35’i çok rijit bir yaş gibi söylemeyelim, ileri yaş hamileliği diyelim. Birincisi; bebekle ilgili kromozom hastalıklarının görülme sıklığı, anne yaşıyla birlikte artıyor. Tabii bu belli bir ölçüye kadar test edilebilen bir durumdur. Onun için biraz daha geride kalan bir faktör olduğunu söyleyebiliriz. İlerleyen anne yaşıyla birlikte gebelik sırasında görülebilen, gebelik hipertansiyonu gibi bazı sorunlar daha sık görülüyor. Annenin yaşının özellikle 40'ın üzerinde olması da bir takım sorunları beraberinde getiriyor. Doğal yaşlanma sürecinde görülebilen, bir takım damar hastalıkları, şeker, hipertansiyon ya da kalp rahatsızlıkları gibi hastalıkların, gebelikle birlikte çok iyi gidemediğini biliyoruz. Bu demek değil ki her 42 yaşındaki kadında sorun olacak. Özellikle daha geç evlilik yapan insanlar var. Akademik kariyer gibi nedenlerle daha önce fırsat bulamayan insanlar var. Bu nedenle ileri yaştaki anne adaylarını da gebeliği denemeye yine de cesaretlendiriyoruz, gebelik sırasında onlara destek olmaya çalışıyoruz. 

Gebelik takibi nasıl yapılıyor? Aylara göre hangi test ve muayeneler yapılıyor?

Gebelik takibi ülkemizde oldukça yoğun ve iyi bir şekilde yapılıyor. Kadın hamile kaldığında, öncelikle bir ultrasonografiyle gebeliğin yerleşiminin doğru olup olmadığını test ediyoruz. Canlı bir gebeliği teyit ettikten sonra, aylık düzenli takiplerle devam ediyoruz. Bu arada Sağlık Bakanlığı da gebeleri tarıyor. Yani toplumdaki gebelerin, muhtarlıklar aracılığıyla bildirimini sağlayarak, onlara belli bir düzende, aile hekimleri aracılığıyla da takibe alıyor. Gebeleri aylık, düzenli kontrollerle takip ediyoruz. Genellikle 32. haftadan sonra bu sıklık artıyor ve iki haftalık aralıklarla takip etmeye başlıyoruz. 36. haftadan sonra ise her hamileyi, her hafta kontrol ediyoruz. Bu süreç içerisinde bazı testler de yapılıyor. Bu testlerin bir kısmı erken dönemde annenin sağlığını, bir kısmı da bebeğin sağlığını kontrol etmemizi sağlıyor. Bebekle ilgili yapılan testler genellikle kromozomal tarama testleri ve bebeğin anatomik yapısının normal olduğunu teyit etmek için yapılan ultrasonografi görüntüleme yöntemleridir. Genellikle gebeliğin başında, bir seri rutin test yaparak, anne ve bebek açısından risk olup olmadığını anlamaya çalışıyoruz. Ondan sonra belli periyotlarla yapılan spesifik testler var. Mesela, gebeliğin 24-28 haftası arasında bütün hamileler, gebelik şekerine karşı taranıyorlar. Ayrıca gebelik boyunca hipertansiyonları olup olmadığını düzenli olarak ölçerek takip ediyoruz ve gelişmeleri ayrıca ele alıyoruz. 

Anneler şeker yükleme testi konusunu çok merak ediyorlar. Bu testin zararlı olduğunu söyleyebilir miyiz?

Şeker yükleme testinin zararlı olduğuna dair hiçbir bilimsel veri yok. Bu, spesifik olarak bir hekimin iddiasıyla çıktı. Dünyada bunu iddia eden başka birileri de pek yok. Bir defalığına tarama için, belli bir miktarda şeker içme zararlı bir şey değil. Sürekli şeker tüketiminden bahsetmiyoruz burada, altını çizmemiz gereken şey o olmalı. Sadece tarama için bir defalığına şeker yutturuyoruz be bunda hiçbir zarar olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Gebelik şekerini taramanın başka yöntemleri de olabilir. Yani sürekli yemeklerden sonra kan şekerlerinin yükselip yükselmediğini, çeşitli öğünlerde test ederek de anlayabiliriz ama bu pratik bir yöntem olmaz. Bunun dünya genelinde, Dünya Sağlık Örgütü tarafından da bütün hamilelere önerilmesinin nedeni, çok pratik ve bir defa yapılan bir test olmasıdır. 

Gebelik takibinin anne ve çocuk sağlığı için önemi nedir? 

Gebelik takibinde iki ana amacımız var. İlki bebek ölümlerini ikincisi de anne ölümlerini azaltmak. Antenatal tarama programları, dünyada genellikle 1950'lerden sonra yaygınlaşan bir uygulama. Hamilelerin takip edilmesi, gerçekten bazı risklerin erken saptanmasını ve bazen müdahaleyle tehlikeli olmadan önlenmesini sağlayabiliyor. Gebelik, doğasında iyi ilerleyen bir süreç. Aslında hamilelere, bu modern antenatal takip programlarının, sürekli tehlike sinyali vermesi de yanlış bence. Yani çok önemli bir tehlike altındalar ve sürekli takiplerle, bu tehlikeler araştırılacak gibi bir sinyal verilmesi de doğru değil. Gebeliklerin çoğu sorunsuz ilerler ve sorunsuz sonlanır. Biz bu takiplerle sorunlu ilerleyen ya da sorunlu sonlanan küçük grubu saptamaya çalışıyoruz. 

Son yıllarda, anne adayları daha çok hangi doğum yöntemini seçiyorlar? 

Son yıllarda doğalcılık hâkim. Dolayısıyla doğal doğum çok daha popüler diyebilirim. Dediğim gibi doğum ve gebelik aslında çoğunlukla sorunsuz ve risksiz ilerleyen bir süreç. Dolayısıyla doğumu gerçekten doğaya bırakırsanız, çok daha az problemle karşılaştığınıza ben de inanıyorum. Buradaki sorun; kadının doğumdaki ağrıya dayanabilecek şekilde, önceden eğitilmesi ve hazırlanması. Bunu sağlayabildiğimiz ölçüde, kadınlar da doğal doğumu tercih ediyorlar ve doğumda doğal süreçlerini, bu süreçte yaşadıkları sıkıntılara da dayanarak tamamlamayı başarabiliyorlar. Ama tabii ki ağrıya dayanamayan gruplar için epidural uygulamaları çok yaygın. Biz de kullanıyoruz. Herkesin ağrıyı hissetme şekli ve yaşama şekli aynı değil, bir kadın doğum ağrısına dayanabilirken başka bir kadın dayanamayabilir. Bir grup da var ki vajinal doğumu hiçbir şekilde tercih etmiyor. Çeşitli anatomik nedenlerle, psikolojik durumları nedeniyle ya da kişisel tercih sebebiyle sezaryen doğuma yöneliyorlar. Vücutlarında oluşabilecek değişiklikleri manipüle etmek açısından. Uygun bir şekilde aydınlattıktan sonra kararları kesinse, bunu tercih eden anne adaylarını da zorlamamak gerektiğine inanıyorum. Çünkü günümüz dünyasında her kadın doğum şeklini seçebilme özgürlüğüne sahip olmalıdır diye düşünüyorum. 

Doğum yöntemi seçimi yapılırken hangi faktörler göz önünde bulundurulmalı? 

Eğer bir insanın, çok spesifik bir psikolojik durumu, çok özel bir talebi, yani bedensel talebi söz konusu değilse, aslında doğum yöntemi seçmeye ihtiyacımız yok. Yani kadını, doğum sürecine bıraktığımız zaman, tabiat onu yönlendiriyor, doğal doğum ilerliyor. Doğal doğum süreçlerinde, herhangi bir problemle karşılaşılırsa, hekim o sırada tıbbi olarak gereken sezaryen müdahalesini uyguluyor, bu kısımda sıkıntı yok. Sıkıntı, insanların talepleriyle ortaya çıkıyor. Yani talep ben normal doğum yapayım ama vajinal anatomimde hiçbir değişim olmasın ise, bunun mümkün olmadığını anne adayına anlatmak gerekiyor. Bu durum, kadının çok önemli bir önceliğiyse sezaryen olması gerekir ya da "Ben doğal doğum yapayım ama ağrı duymayayım.", "Doğumun saati belli olsun, belirsizlikten hoşlanmıyorum." gibi talepler varsa, bunlar normal doğumu zora sokuyor. Yoksa siz doğaya bıraktığınız zaman, doğa zaten istediği zaman doğumu başlatıyor, istediği şekilde de ilerletiyor. Küçül bir grupta ilerlemeyince de müdahale tıbbi ekip tarafından yapılıyor. 

Sağlıklı bir gebelik döneminde nelere dikkat edilmeli? 

Sağlıklı bir yaşam için nelere dikkat ediliyorsa onlara dikkat edilmeli. Yani sağlıklı beslenme, yeterli uyku, sağlıklı psiko-sosyal ortam, bunların hepsi sağlıklı bir gebelik için de gerekli. İnsanlar hep gebe kaldıklarında, nasıl beslenmeleri gerektiğiyle ilgili merak içerisinde oluyorlar. Aslında onlara anlatınca, söylediğimiz şeylerin, gebe olmayanlar için de geçerli olduğunu anlıyorlar. Belki gebe olanlar, yeme-içme disiplinine biraz daha dikkat etmek durumundalar. İnsan hamile değilken, sağlıklı olmadığını bildiği halde, bir takım şeyleri sevdiği için yapabiliyor. Tatlı ya da alkol tüketimi buna örnek olarak verilebilir. Hamilelikte bunlara biraz daha özen göstermeleri gerekebilir. Ama özünde sağlıklı beslenme herkes için sağlıklı beslenmedir. Hamileler için de öyledir, çok özel bir şey yoktur ve diğer koşullar da aynı şekilde. Yani hava kirliliği hamilelikte nasıl çok zararlıysa, normal insanlar için de çok zararlıdır. Sigara tüketimi aynı şekilde öyle. Dolayısıyla sağlıklı bir yaşam, sağlıklı gebelik için yeterlidir diyebiliriz. Tüm kadınlar için heyecan ve mutluluk anlamına gelen hamilelik döneminde, anne adaylarını bekleyen medikal süreci, bu süreçte onlarla beraber olan uzmanlarımızdan dinlemek için linki tıklayınız.

Sağlık Rehberi

Sağlık rehberimizden içerikler görüntüleyin.

Haber Bültenimize üye olun.

Periyodik olarak haber bültenimizi size ulaştıralım.

...

Nesilden nesile hayat bize GÜVEN diyor.