Skolyoz, bilinen adıyla omurga eğriliği, omurların kendi etrafında dönmesiyle oluşan rotasyonun da eşlik ettiği, 10 dereceden büyük yana doğru eğrilikler olarak tanımlanır.
Bir omuzun diğerinden yüksek olması, bel oyuntularının iki tarafta eşit olmaması, kürek kemiklerinden birinin daha belirgin olması, sırtta cilt lekeleri ve kıllanmanın olması, vücut simetrisinin ve dengenin bozulması, arkadan bakıldığında omurganın orta hattan kayması, öne eğilince sırtta bir tarafın diğerinden daha yüksek durması gibi bulgular skolyoz belirtileri arasında yer alır.
Skolyoz tedavisi; eğriliğin derecesine, kişinin yaşına ve gereksinimlerine göre değişir. Tedavi planı genel olarak gözlem, egzersiz, korse ve egzersiz tedavisi ile cerrahi tedavi şeklinde gruplandırılır. Güven Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Bölümü uzmanları, skolyoz hakkında merak edilenleri yanıtladı.
Skolyoz nedir?
Tarihte ilk kez Yunan hekim Galen tarafından kullanılan “skolyoz” kelimesi, Latince’de “yamuk”, Yunanca’da ise “eğilme, kıvrılma” anlamına gelir.
Tıp literatüründe omurların kendi etrafında dönmesiyle oluşan rotasyonun da eşlik ettiği, omurganın 10 dereceden büyük yana doğru eğriliklerine skolyoz ya da omurga eğriliği denir.
Skolyoz daha çok frontal plandaki değişikliklerle seyreden üç boyutlu bir deformite olmakla birlikte; lateral planda görülen artmış veya azalmış kifoz ve lordoz gibi değişiklikler de tabloya eşlik edebilir. Skolyoz çoğunlukla C veya S şeklinde görülür ve eğriliğin bulunduğu bölgeye göre farklı şekillerde adlandırılır.
Skolyozun çeşitleri nelerdir?
Skolyoz genel olarak iki ana başlık altında değerlendirilir:
- Fonksiyonel (yapısal olmayan) skolyoz
- Yapısal skolyoz
Fonksiyonel skolyoz, omurgada yapısal değişikliklerin eşlik etmediği; bacak boyu farkı, duruş bozuklukları ve postüral değişikliklere bağlı kas dengesizlikleri gibi nedenlerle gelişen skolyoz türüdür. Vücuttaki başka bir soruna adaptasyon olarak ortaya çıkar ve altta yatan neden ortadan kaldırıldığında eğrilik de düzelebilir.
Yapısal skolyoz ise kemik, kıkırdak ve bağ dokusu gibi yapılarda meydana gelen değişikliklerin eşlik ettiği gerçek omurga eğrilikleridir. Anne karnındaki anomaliler sonucu gelişen konjenital skolyoz, nörolojik ya da kas hastalıklarına bağlı gelişen nöromüsküler skolyoz bu gruba dahildir. Klinik pratikte en sık görülen tür ise yaklaşık yüzde 80 oranında rastlanan, nedeni kesin olarak bilinmeyen idiyopatik skolyoztur.
Skolyoz belirtileri nelerdir?
- Bir omuzun diğerinden yüksek olması
- Bel oyuntularının iki tarafta eşit olmaması
- Kürek kemiklerinden birinin daha belirgin olması
- Sırtta cilt lekeleri ve kıllanmanın bulunması
- Vücut simetrisinin ve dengenin bozulması
- Arkadan bakıldığında omurganın orta hattan kayması
- Öne eğilince sırtta bir tarafın diğerinden daha yüksek durması
- Önden bakıldığında kaburgaların bir tarafta diğerinden daha belirgin olması
Bu bulguların varlığı skolyoz ihtimalini düşündürmelidir.
Skolyozun nedenleri nelerdir?
Günümüzde skolyoza neden olan faktörler kesin olarak bilinmemektedir. Ancak skolyozun şu etkenlerle ilişkili olabileceği düşünülmektedir:
- Bazı hormonal değişiklikler
- Vitamin ve mineral eksiklikleri
- Çeşitli bağ dokusu anomalileri
- Anormal biyomekanik yüklenmeler
- Genetik faktörler
Skolyoz en çok hangi yaş aralığında ve kimlerde görülür?
Skolyoz her yaşta görülebilmekle birlikte en sık çocukların hızlı büyüme dönemi olan adölesan çağda ortaya çıkar. Kız çocuklarında 11-18, erkek çocuklarında ise 13-18 yaş aralığında daha sık karşımıza çıkar.
Kız çocuklarında erkeklere göre daha fazla görülür ve özellikle adet döngüsünün başlamasından önceki ve sonraki bir yıl içinde görülme sıklığı artar.
Skolyoz önlenebilir mi? Skolyozlu ebeveynlerin çocuklarında da skolyoz görülür mü?
Skolyozun kesin nedeni tam olarak bilinmediği için önlenebilir bir deformite olarak değerlendirilmez. Genetik geçişin etkili olabileceği düşünülmekle birlikte altta yatan mekanizma net değildir. Bu nedenle ebeveynlerinde ya da kardeşlerinde skolyoz öyküsü bulunan çocuklarda risk artabilir; ancak bu durum kesinlik taşımaz.
Ağır sırt çantası taşımak, tek taraflı çanta kullanmak veya kötü postürde durmak skolyoza neden olur mu?
Bu tür faktörler özellikle adölesan dönem sonrası yetişkinlikte fonksiyonel skolyoza yol açabilir. Ancak yapısal skolyoza neden olduğuna dair kesin bilimsel kanıt bulunmamaktadır.
Bununla birlikte yapısal skolyozu olan kişilerde ağır sırt çantası taşımak ve kötü postürde durmak gibi etkenler eğriliğin ilerlemesini destekleyebilir. Bu nedenle hiçbir yaş grubunda önerilmez.
Skolyoz ilerler mi?
Kemik gelişimi devam ettiği sürece skolyozun ilerleme ihtimali vardır. Özellikle hızlı büyüme ve boy uzamasının olduğu adölesan dönem, skolyozun ilerlemesi açısından en riskli dönemdir.
Kemik gelişimi ve boy uzaması tamamlandıktan sonra da daha yavaş hızda ilerleme görülebilir. Kız çocuklarında skolyozun ilerleme ihtimali erkek çocuklarına göre daha yüksektir.
Skolyoz ağrıya neden olur mu?
Skolyoz ile ağrı arasında doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır. Ancak skolyozun neden olduğu kas dengesizlikleri ve buna bağlı gelişen spazmlar ağrıya yol açabilir.
Skolyoz akciğerlere bası yapar mı?
Hafif dereceli skolyozlar akciğerlere bası yapmaz. Ancak eğrilik derecesi arttıkça, özellikle 65 derecenin üzerindeki sırt eğriliklerinde, göğüs kafesi deformasyonları gelişebilir. Buna bağlı olarak akciğerlerde bası ve toplam solunum kapasitesinde azalma görülebilir.
Skolyozlu bireyler hamile kalabilir mi?
Skolyoz, hamileliği engelleyen bir deformite değildir. Skolyozu olan gebelerin normal gebelerden farklı bir durumu yoktur.
Hamilelik skolyozu artırır mı?
Hamilelikte meydana gelen aşırı kilo artışı, özellikle bel bölgesi olmak üzere tüm omurgaya binen yükü artırabilir. Bu nedenle kilo kontrolüne dikkat edilmesi, ağrısız ve daha rahat bir gebelik süreci açısından önem taşır.
Skolyoz nasıl tedavi edilir?
Skolyoz tedavisi; eğriliğin derecesine, kişinin yaşına ve ihtiyaçlarına göre planlanır. Genel olarak tedavi seçenekleri şu şekilde gruplandırılır:
- Gözlem
- Egzersiz
- Korse ve egzersiz tedavisi
- Cerrahi tedavi
Skolyozda tedavi basamakları nelerdir?
- 10 derecenin altındaki eğriliklerde genellikle gözlem tercih edilir. Belirli aralıklarla çekilen omurga röntgenleriyle ilerleme durumu izlenir.
- 10-25 derece arası eğriliklerde skolyoza spesifik üç boyutlu egzersizler uygulanır.
- 25-45 derece arası eğriliklerde ve büyümesi devam eden bireylerde, uzman hekim önerisine göre korse ve spesifik egzersizler birlikte uygulanır.
- Büyüme çağındaki çocuklarda sırt bölgesindeki eğriliğin 40-45 dereceyi, bel bölgesindeki eğriliğin 35 dereceyi aşması durumunda cerrahi tedavi tercih edilebilir.
- Büyümesi tamamlanmış bireylerde sırt eğriliğinin 50 derecenin, bel eğriliğinin 40 derecenin üzerinde olması durumunda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Her skolyoz tedavi edilmeli midir? Tedavi edilmezse ne olur?
Büyüme çağındaki bireylerde skolyoz tedavisinin temel amacı, ilerlemeyi durdurmak ve ilerlemeye bağlı gelişebilecek sağlık sorunlarını önlemektir. Aynı zamanda bu yaş grubunda estetik kaygılar da önemli olabilir ve tedavi kararında kozmetik düzgünlük hedeflerden biri haline gelebilir.
Büyümesi tamamlanmış bireylerde ise temel amaç; skolyozun yol açabileceği ağrı, solunum ve kalp problemleri gibi durumların önüne geçmektir.
Her skolyoz olgusunda üç boyutlu skolyoza spesifik egzersizler gerekmeyebilir. Ancak bireylerin düzenli aerobik egzersiz, kas kuvvetlendirme çalışmaları ve germe egzersizleriyle genel iyilik halini koruması önemlidir.
3 boyutlu skolyoz spesifik egzersiz yöntemleri nelerdir?
Skolyoz spesifik egzersiz yöntemleri; eğriliğin yerine, tipine ve derecesine göre kişiye özel planlanan; özel pozisyonlama ve solunum tekniklerini içeren, etkinliği bilimsel olarak gösterilmiş egzersizlerdir.
Bu egzersizlerde temel prensipler; kişinin kendi kendine üç boyutlu düzeltme yapabilmesi, günlük yaşam aktivitelerinde doğru postürü öğrenmesi ve düzeltilmiş postürde stabilizasyon sağlamasıdır.
Özel eğitim almış fizyoterapistler tarafından planlanan bu egzersizlerle;
- Eğriliğin ilerlemesini durdurmak ya da azaltmak
- Gövdenin üç boyutlu düzgünlüğünü sağlamak
- Genel postürü iyileştirmek
- Fonksiyonel kısıtlılıkları azaltmak
- Estetik görünümü iyileştirmek
- Genel sağlık durumunu desteklemek amaçlanır
Dünya çapında bilinen başlıca skolyoz spesifik egzersiz konseptleri şunlardır:
- SCHROTH
- SCHROTH BEST PRACTICE
- BSPTS (Barselona Skolyoz Fizik Tedavi Okulu)
- SEAS (Skolyoz İçin Bilimsel Egzersiz Yaklaşımı)
- FITS (Skolyozun Fonksiyonel Bireysel Tedavisi)
- LYON
- DOBOMED
- SIDE SHIFT
Güven Hastanesi’nde bu alanda özelleşmiş fizyoterapistler tarafından BSPTS (Barselona Schroth Metodu) uygulanmaktadır.
Schroth Metodu nedir?
Schroth Metodu, skolyoz hastası Katharina Schroth tarafından geliştirilmiş ve skolyoz tedavisinde en etkili konservatif yöntemlerden biri olarak kabul edilen bir yaklaşımdır. Bu yöntemde omurga üç boyutlu olarak ele alınır ve her planda düzeltme hedeflenir.
Egzersizlerde temel amaç, kişiye vücut farkındalığı kazandırmak ve doğru postürü öğretmektir.
Schroth Metodu şu uygulamaları içeren kapsamlı bir tedavi yaklaşımıdır:
- Çeşitli materyallerle yapılan pozisyonlamalar ve postüral düzeltmeler
- Üç boyutlu düzeltici nefes teknikleri
- Üç boyutlu egzersizler
- Özel mobilizasyon teknikleri
- Ev egzersiz programları
Schroth Metodu yalnızca skolyoz tedavisinde mi kullanılır?
Schroth Metodu yalnızca skolyozda değil; omurganın yan plandaki artmış ya da azalmış eğrilikleri olan kifoz ve lordoz gibi durumlarda da kullanılan bir tedavi yöntemidir.
Skolyozlu bir birey günlük yaşamda nelere dikkat etmelidir?
Oturma, ayakta durma, yürüme, yatma ve masa başında çalışma gibi günlük yaşam aktiviteleri, skolyozlu bireylerde omurga üzerine ek yük bindirebilir. Omurga bu aktiviteler sırasında skolyozu artırabilecek pozisyonlara yönelme eğiliminde olabilir.
Bu nedenle gün içinde yapılan pozisyonel hataların düzeltilmesi ve doğru duruş alışkanlıklarının kazanılması büyük önem taşır. Bu yaklaşım hem omurga üzerine binen gereksiz yükleri azaltır hem de egzersiz etkisi oluşturur. Schroth Metodu’nda da günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi önemli bir yer tutar.
Skolyoz spor yapmaya engel midir? Spor ile skolyoz tedavi edilebilir mi?
Skolyoz spor yapmaya engel değildir. Ancak pilates, yoga, yüzme ya da tenis gibi egzersiz ve sporların skolyozu düzeltici etkisi bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Spor yapmak skolyozu tedavi etmez.
Bununla birlikte düzenli spor yapan bireylerde genel postüral kontrol daha iyi olabilir. Bu nedenle skolyozlu bireylerin, haftalık 5-6 saati geçmemek kaydıyla keyif aldıkları bir sporu yapmaları önerilir.

