Ülseratif kolit, kalın bağırsağın iç tabakasını etkileyen ve uzun süreli seyir gösteren bir bağırsak iltihabıdır. Hastalıkta bağırsak yüzeyinde kızarıklık, hassasiyet ve zamanla yüzeysel yaralar gelişebilir. Çoğu vakada süreç rektumdan başlar ve bazı hastalarda bağırsağın daha üst bölümlerine doğru ilerler.
Bu hastalık genellikle dönemsel alevlenmeler ve sakinleşme evreleri ile seyreder. Aktif dönemlerde şikâyetler belirginleşirken, uygun tedaviyle uzun süre hiçbir yakınma olmadan yaşam mümkün olabilir. Ülseratif kolit bulaşıcı değildir ve basit bir enfeksiyon hastalığı olarak değerlendirilmez. Uzun vadeli izlem gerektirir; ancak günümüzde etkili tedavi seçenekleri mevcuttur.
Güven Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Özgür Harmancı, ülseratif kolitin neden geliştiğini, belirtilerini, ülseratif kolit türlerini ve tedavi yollarını anlattı.
Ülseratif Kolit Neden Gelişir?
Ülseratif kolitin ortaya çıkışında tek bir neden tanımlanmamıştır. Güncel bilgiler, hastalığın birden fazla faktörün birlikte etkisiyle geliştiğini göstermektedir.
Bağışıklık sisteminin normal düzeninin bozulması önemli bir rol oynar. Bu durumda savunma sistemi, bağırsak dokusuna karşı aşırı bir iltihap yanıtı oluşturur ve bu durum bağırsak yüzeyinde hasara yol açar.
Ailesel yatkınlık da dikkate değerdir. Birinci derece akrabalarında iltihabi bağırsak hastalığı bulunan bireylerde risk daha yüksektir.
Bunlara ek olarak çevresel etkenlerin de hastalığı tetikleyebileceği düşünülmektedir. Uzun süreli stres, beslenme alışkanlıkları, bazı ilaçların kullanımı ve bağırsak florasında meydana gelen dengesizlikler hastalığın ortaya çıkmasında veya alevlenmesinde etkili olabilir.
Ülseratif Kolitin Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın belirtileri, bağırsakta tutulan alanın genişliğine ve iltihabın şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterebilir. En sık karşılaşılan yakınmalar şunlardır:
- Kan ve mukus içeren ishal
- Gün içinde sık tuvalete çıkma ihtiyacı
- Ani ve ertelenemeyen dışkılama hissi
- Karın bölgesinde ağrı veya kramp
- Tuvalet sonrası tam boşalamama hissi
- Halsizlik ve çabuk yorulma
- İştah azalması ve kilo kaybı
- Kansızlık
Bazı hastalarda bağırsak dışı bulgular da tabloya eşlik edebilir. Eklem ağrıları, ciltte döküntüler, gözle ilgili iltihabi sorunlar ve ağız içi yaralar özellikle hastalığın aktif olduğu dönemlerde daha belirgin hale gelebilir.
Ülseratif Kolit Türleri Nelerdir?
Ülseratif kolit, bağırsakta tuttuğu bölgeye göre farklı şekillerde sınıflandırılır:
- Ülseratif proktit: Yalnızca rektumu etkiler ve genellikle en hafif seyirli formdur. Kanama ve acil tuvalet ihtiyacı ön plandadır.
- Proktosigmoidit: Rektum ve sigmoid kolon tutuludur. Kanlı ishal ve karın ağrısı daha sık görülür.
- Sol taraflı kolit: Kalın bağırsağın sol kısmını etkiler. İshal, kilo kaybı ve halsizlik daha belirgin olabilir.
- Pankolit: Kalın bağırsağın tamamının tutulduğu en yaygın ve ağır formdur. Şiddetli ishal, ateş, kansızlık ve beslenme sorunlarıyla seyredebilir.
Hastalığın yaygınlığı, uygulanacak tedavi yaklaşımının belirlenmesinde önemli bir faktördür.
Ülseratif Kolit Tanısı Nasıl Konur?
Tanı süreci; hastanın şikâyetleri, fizik muayene bulguları ve çeşitli tetkiklerin birlikte değerlendirilmesiyle yürütülür.
Kan testleri ile vücutta iltihap varlığı ve kansızlık durumu araştırılır. Dışkı incelemeleri sayesinde enfeksiyona bağlı nedenler dışlanır.
Bağırsakların doğrudan incelenmesini sağlayan kolonoskopi, tanıda en değerli yöntemdir. Bu işlem sırasında bağırsak yüzeyi ayrıntılı olarak değerlendirilir ve gerek görüldüğünde doku örnekleri alınır. Biyopsi örneklerinin patolojik incelemesi tanının kesinleşmesini sağlar.
Ülseratif Kolit Nasıl Tedavi Edilir?
Tedavideki temel hedefler; iltihabı baskılamak, alevlenmeleri kontrol altına almak, hastalığı sakin dönemde tutmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Tedavi planı her hasta için hastalığın yaygınlığı ve şiddetine göre bireysel olarak düzenlenir.
Hafif ve orta şiddetteki olgularda bağırsak iltihabını azaltan ilaçlar tercih edilir. Alevlenme dönemlerinde kısa süreli kortizon tedavileri uygulanabilir. Daha ağır vakalarda bağışıklık sistemini düzenleyen ilaçlar ve biyolojik tedaviler gündeme gelebilir.
Beslenme düzeni ve yaşam tarzı değişiklikleri tedavinin önemli bir parçasıdır. Aktif dönemlerde sindirimi kolay gıdalar tercih edilmeli, yeterli sıvı alımı sağlanmalı ve kişiye dokunan besinlerden kaçınılmalıdır. Stresin azaltılması da hastalığın kontrolünde önemli rol oynar.
İlaç tedavisine yanıt alınamayan veya ciddi komplikasyonların geliştiği durumlarda cerrahi seçenekler değerlendirilebilir. Uygun hastalarda cerrahi, kalıcı iyilik hâli sağlayabilir.
Ülseratif kolit, kronik seyirli ve uzun süreli takip gerektiren bir hastalıktır. Ancak erken tanı, düzenli kontroller ve kişiye özel tedavi yaklaşımları sayesinde hastalık büyük ölçüde kontrol altına alınabilir ve hastalar günlük yaşamlarını aktif ve konforlu şekilde sürdürebilir.
Hazırlayan: Doç. Dr. Özgür Harmancı

